Giriş Sayfan Yap
 Sık Kullananlar!
 Reklam
 İletişim

..:: | Ana sayfa | Sohbet | Oyun | Şiir | Güzellik | Kadın | Astroloji | Cinsellik | Sinema | Eğlence | Diyet | Sağlık |İslamiyet |..:: 

Sohbet
Animasyonlar
M.Kemal Atatürk
ASCII Resimleri
Astroloji
Rüya Tabirleri
Burçlar
Cep Temaları
Cep Duvarkağıtları
Cep Programları
Cinsellik
Eğlence
Gazeteler
Gerçek Sesler
Gezi Tatil Rehberi
İlginç Yazılar
İlginç Bilgiler
İlginç Siteler
Hazır Tasarımlar
Sohbet
Kim Kimdir?
Komik Sesler (amr)
Karikatür
Komik Videolar
Magazin Aktüel
Msn Messenger
Motosikletler
iOyunlar
Programlar
Radyolar
Sağlık
Sevgi Aşk
Chat
Uydu Frekansları
Hikaye
Sesli Chat!
Arkadaş Hattı!!
Namaz
Menkıbeler
54 Farz
İslamiyet Nedir
Küfürlü Söz Ve Haller
Tavsiyeler
Hutbeler
Sirk
İslamda yasak
Dualar
Püf Noktalar
Yemek Sözlüğü
Yemekte Ölçüler  
Baharatlar
Formda Kalmak
Diyet Hakkında
Diyet Zayıflama
Cilt Bakımı
Yüz Bakımı
Yüz Makyajı
Saç Bakımı
Vücut Bakımı
Kalori Cetveli
Makyaj
Parfüm
Bebek İstiyorum
Bebek isimleri
Gebelik Belirtileri
Bebek Bakımı
Bebek Gelişimi
Çocuk Ve Aile
Yüz Maskesi
Akraba Evliliği
Maço-Laght Erkek
iyi ki Kadınım
Evlilik Sorunları
Gerginliğe Diyet
Stres Reçeteleri
Endişeye Karşı Şifa
Erkekleri Okuyun
Kadın Nedir
Kadın Gerçekleri
Genç Kadın Ve St..
Atrofik Vajinit
Adet Bozukluklar..
Adenomiosis..
Saç boyamak hakk..
Kepeğe karşı etkili çözüm
Yüz şeklinize göre estetik
Bana burcunu söyle
Fondöten kullanımı
Anadolu kadını
Makyaj Çantasını
Selüloitten Kurtul
Vitaminlerle Gelisim
Kozmetik Ürünler
Güzelleştiren Formül
Sağlıklı Saçlar
Renk ve Şekil Degisimi
Tüylerden Kurtul
Terleme ve Vücut
Tatil Öncesi Vücut
Sutyen Seçimi
Sütun Gibi Bacak
Vitiligo İçin B ..
Akne Tedavisi
Siğilleri Nasırlar
40 Trilyonluk kremler
Baş Ağrısı Nedir
Baş Ağrısının Nedenleri
Kanser Ağrıları
Güneş Gözlüğü
Vücudunuz
Alerji Sorunu
Zamanınızı Degerlendirin
Adet Düzensizlik
Toz İlaçların kullanılması
Havalar Kış Hastalıklar
Burundan Tıkanıklığı
Büyük Umut: Kalp
Kuş Gribi - AVIA..
Kekeleme Sorunu
Saç Ekimi
Üç Saat Uyku Yeter
Afrodizyak Etkileri
Cinsel Sorunlar
Eğlence Dünyası
50 li Yaşlar
Kadın Ve Erkek
Olgun Türkler
Cinsellikte Görü
Doğum Kontrol Yöntemleri
Cinsel Yaşamın Etkileri
Kadınlarda Görülen Hast.
Erkeklerde Görülen Hast.
Cinsel Doyumsuzluk
Cinsel Yaşam Sorunları
Turkiye'nin Cinsellik Bakışı
Erkeklerin Cinsel Yaşantısı
Kadınlar Hatırlatmalı
Bahar Mevsimi
Bahar Aşıklarına
Bilim Adamları Ne Diyor
Kendiniz Ve Çocuğunuz
Geç Gelen Mutluluk
Hamilelik Ve Sonrası
Kadın Sağlığında
Kozmetik Jinekolog
Agresif Çocuk
Çocuğunuzun Oyuncaklar
Bebeğiniz Ve Banyo
Bebeğin Psikolojisi
Bebeğin Gelişimi
Apandiste Dikkat
Alışveriş ve Çocuk
Evcil Hayvanlar
Emzirmek Yararları
Rahim Dokusu Nakli..
Böbrek Sağlığı
Göz Sağlığı
Kalp Damar
Kulak Burun Boğaz
Kanser
Bulaşıcı Hastalıklar
Gebelik
Genel Sağlık
ilk Yardım
Erkek Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk Hastalıkları
Çorbalar
Salatalar
Sebze Yemekleri
Zeytin Yağlılar
Et Yemekleri
Farklılıklarımız
Kadının Gerçek Yüzü
Erkekçe Sözlük
Erkeklerin Beyinleri
Aceleci Erkekler
Kadın Nasıl Tavlanır
Taciz Olaylar
İyi ki Erkeğim
Delikanlı Kuralları
Kadının Gerçek Yüzü
Erkeklerde Ortam
Çalışan Erkekler
Balan it..  
Andropoz
Eski Ve Yeni Babalar
Baba Çocuk İlişkisi
Bir Bebekle Yaşıt
ideal Baba
Babalık İçin Hazırlık
Doğumda Babanın rolü
Genç Yaşta Baba
Babalık Üzerine
Babalık Üzerine Maka.
BOS KUTUYA TAKMA ISMINIZI YAZIN "Gir" YAZISINA TIKLAYIN
Chat Odaları  Oda Tanıtımları
#ArkadasbuL

"Arkadaslik, Kız ArkadaşBul"

#Turkchat

"Türk Chat, Turk Sohbet"

#Sohbet

"18+30 Yaş Gurubu Sohbet"

   Takma ismin(Nick):
 .
İSLAM MERKEZİ
YEDİ TAVSİYE MENKIBELER

Ebu Zer, Paygamber Efendimizi kastederek: Dostum bana yedi şey tavsiye etti, bunlar:

1- Fakirleri sevip aralarına karışmayı

2- Dünya için benden zengine değil daha fakir olana bakmayı

3- Hiç kimseden bir şey istememeyi

4- Beni arayıp sormasalar bile hısım ve akrabayı gözetmeyi

5- Acı da olsa daima hakkı söylemeyi

6- Allah uğrunda hiçbir tenkitçinin kınamasından korkmamayı

7- Arşın altındaki hazinelerden gelen şu kelimeleri sık sık tekrar etmeyi: "La havle velâ kuvvete illâ billah"

Manası: bütün tasarruf ve bütün güç yalnız Allah'ın elindedir.

"Eğer Allah'a muhabbetiniz varsa, HABİBULLAH'a itiba edilecek, İttiba edilmez­se, netice veriyor ki: Allah'a muhabbetiniz

İSLAM MERKEZİ
BURADA AĞLAMAK FAYDASIZDIR

Bir gün Peygamber efendimiz Cebrail aleyhisselâma Cehennemi sordu.
Cebrail aleyhisselâm da uzun uzun Cehennemi anlattı. Peygamber efendimiz anlatılanlara dayanamayıp bayıldı. Ayıldığmda buyurdu ki:
•Ey Cebrail, böyle şiddetli, felâket yere benim ümmetim girecek mi?
•Evet. Ümmetinin büyük günah işliyenleri Cehenneme girecektir.
Bunun üzerine Peygamber efendimiz çok ağladı. Cebrail aleyhisselâm da ağladı. Sonra odasına çekildi. Sadece namaz için dışarı çıkıyor bunun dışında kimseyle görüşmüyordu.
Peygamber efendimizin dışarı çıkmayışının üçüncü günü hazret-i Ebû Bekir kapısının önüne gelerek.
•Resûluüahı görmek mümkün mü? diye seslendi. Fakat, içerden bir cevap gelmeyince ağlıyarak kapıdan ayrıldı.
Sonra hazret-i Ömer gelip, aynı şekilde söyledi. Ona da cevap gelmeyince ağlıyarak oradan ayrıldı.
Sonra Selmân-ı Fârisî hazretleri geldi. Ona da bir cevap verilmeyince, ağlıyarak hazret-i A!i'-nin evine gidip durumu anlattı. Hazret-i Fâtıma hemen hane-i saadete koştu.
•Ey Allah'ın Resulü ben kızınız Fâtıma, dedi.
Peygamber efendimiz o anda secdeye kapanmış ümmeti için ağlıyordu.
Hazret-i Fâtıma, kapı açılıp içeri girince babasının ağlamaktan yüzünün sarardığını, avurtlarının çökmüş olduğunu gördü.
•Babacığım size böyle ne oldu? diye sordu.
Peygamber efendimiz buyurdu ki:
•Ey Fâtıma, bana Cebrail gelip Cehennemi, tabakalarını anlattı. Ümmetimden büyük günahişliyenlerin Cehenneme atılacağını bildirdi, işte beni ağlatan kederlendiren budur.
Sonra Hazret-i Fâtıma, ümmetinden günah işliyenlerin Cehenneme nasıl gireceklerini sordu. Peygamber efendimiz şöyle anlattı:
•Günahkârlar tutulup Cehenneme götürülürken, "Yâ Muhammed" "Yâ Muhammed" diye bağırarak giderler. Fakat, Cehenneme yaklaşıp Cehennem meleklerini görünce, bunu unuturlar.
Melekler:
•Sizler kimlersiniz, diye sorduklarında
•Biz, kendilerine Kur'ân inmiş olanlardan ve Ramazan'da oruç tutanlardanız, derler.
Melekler de:
•Kur'ân-ı kerîm Muhammed aleyhisselâmın ümmetine inmiştir, derler.
Bunun üzerine Peygamber efendimizin ismini hatırlayıp
•Bizler Muhammed aleyhisselâmm ümmetindeniz, derler.
Melekler de:
•Kur'ân-ı kerîmdeki Allahü teâlâya âsi olan kimselerin hâllerini bildiren âyetlerden haberiniz yok muydu? diye sorar.
Onlar da:
•Vardı fakat gaflete geldik, -şeytana uyduk, derler.
Hâllerine çok üzülürler. Meleklerden izin isteyip hâllerine uzun zaman ağlarlar. Gözyaşları kalmaz, gözlerinden kan akmaya başlar.
Sonra melekler onlara derler ki:
•Bu ağlamanız boşunadır. Eğer dünyada böyle ağlasaydınız faydası olurdu. Dünyada iken Allah korkusu ile ağlasaydınız şimdi burada ağlamazdınız.
Sonra meleklere emir gelir:
•Atın onları Cehenneme!..

İSLAM MERKEZİ
AYAĞA KALKMAK

Selam verirken eğilmek, bazı insanlara isteyerek ya da istemeyerek saygı göstermek için ayağa kalkmak, namazlardan sonra imamın, "tekabbelellah" diyenleri, elini göğsüne koyarak selâmlaması mahzurlu mudur?

1. Rasûlüllah Efendimiz (sav) bir defasında bastonuna dayanarak bir grup sahabinin yanına girdi, onlar da ayağa kalktılar. Bunun üzerine: "Acemlerin birbirlerini yücelterek kalktıkları gibi siz de ayağa kalkmayın" buyurdular.(Ebu Davud, Edep 153; Müsned, V/253, 256)

2. Bir defasında da: "Kim insanların kendisi için hazırola geçmesinden (el-pençe divan durmasından) hoşlanırsa ateşten yerine hazırlansın" buyurdular.(el-Beyan vet-ta'rif, N/205)

3. Diğer bir defasında Sa'd b. Mu'az'i istemişlerdi, gelince yanında bulunanlara: "Efendinize (ya da hayırlıniza) ayağa kalkın" buyurdular.(Buhari, isti'zan 26; Ebu Davud, edep 144; Müsned, VI/142; Tirmizi, edep 13)

Bu hadis-i şerifleri birarada düşünen alimlerimiz şunları söylemişlerdir: Meselâ Ebul Velid Ibn Rüşd şunları demiştir. Ayağa kalkma dört türlü olabilir.

A. Haram olan: Kibir ve yücelik taslayıp, ayağa kalkanlar karşısında kendini büyük gören için kalkmak.

B. Mekruh olan: Kendini ayağa kalkanların karşısında böyle görmemekle beraber bu yüzden kalbine birşeyler gelebilecek olan ve kalkıldıgında zorbalara benzerligi ortaya çıkan için kalkmak.

C. Caiz olan: Kalkılmasını istemeyen ve zorbalara benzeme sözkonusu olmayan kimseler için bir iyilik ve ikram olmak üzere ayağa kalkmak.

D. Müstehap olan: Yolculuktan gelen birisi için sevinç gösterişi ve selamlama niyetiyle ve yeni bir nimete kavuşanın nimetini tebrik, bir musibete ugrayanı teselli etmek için ayağa kalkmak (Aynî, Umdetü'1-kârî, XX/252).

Haram olan kalkmaya bir de zengine malı-mülkü için kalkmayı katmak gerekir. Rasulüllah Efendimiz (sav): "Kim bir zengine eğilir, onu yücelttiği ve elindekilere göz diktigi için kendini küçültürse şahsiyetinin üçte ikisi ve dinin yarısı gider" (Beyhakî es-Sünen el-kübrâ; Alâuddin Abidin, el-Hediyye'1-Alâiyye, 249; Benzer bir hadis ve açıklaması için bk. Fetâvay-i Ibn Salah,18) buyurmuşlardır.

Bazı fıkıh kitaplarında; "Mescidde oturanın ve Kur'ân okuyanın da yanlarına giren için -eğer kalkılmaga layık birisi ise- saygı için kalkmaları mekruh olmaz" denir (en-Nemenkanı, el-Fethur'-Rahmani, "/256).

Tahavî, "ayağa kalkmanın kendisi (liaynıhi) mekruh değildir. Mekruh (haram) olan ayağa kalkılmasından hoşlanmak ve kalkılmayacak kimse için kalkmaktır" derken, Ibn Vehbân: "Bana göre günümüzde ayağa kalkılması güzel (müstehap) olmalıdır. Çünkü kalkılmaması kin, bugz ve düşmanlıga özellikle de kalkma adeti olan yerlerde-sebep olabilmektedir" der (en-Nemenkanî age N/257). Ezraî ise; "Hatta günümüzde, Ibn Abdisselam'ın da işaret ettiği gibi, düşmanlığı ve ilişkilerin kesilmesini önlemek için kalkmak vacipbile olmuştur mefsedetleri önleme cümlesine dahil olmuştur" görüşünü bildirir (bk. Ibn Hacer el-Mekkî, ez-Zevacır N/171). Ama onun bu görüşünü el-Mekkî, büyük günahları saydığı kitabında "Üçyüz doksan yedinci büyük günah, halkın kendisine saygı ve hürmetle kalkmasını insanın sevmesidir" başlığı altında verir. Sonra yukarıya aldığımız hadis-i şerifleri vererek : "Demek ki, ilim, şeref, ahâlak, evlat-baba ilişkisi, arkadaşlık vb. duygularla kalkmanın mahzuru yoktur. Hatta Nevevi'nin bunu kabul etmeyenlere cevap olarak yazdığı bir risalesi vardır" der.(el-Mekkî agk; Ayrıca bk. Vehbe ez-Zuhaylî NI/571; (Nevevi'nin sözkonusu risalesinin adı; Fadü'1-kiyâm li-ehli'1-ilmi ve'1-hadisi ve'zzühhâd ve'1-ubbâd ve's-salihin ve'1-kurrâi min ehli'1-Islam"dir. bk. kesfu'zzunûn zeyli N/199))

Asr-i saadette mü'minlerin Hz. Peygamberi gördüklerinde ayağa kalkma adetleri yoktu. Hatta Enes b. Malık der ki: Insanların Hz. Peygamberden daha çok sevdikleri bir kimse yoktu. Buna rağmen onu gördüklerinde ayağa kalkmazlardı. Çünkü onun bundan hoşlanmadığını bilirlerdi. Fakat uzaktan gelen birisini karşılamak üzere ayağa kalkarlardı.(Ibn Teymiye Külliyati I/450-51; Konu için ayrıca bk. Fetavay-i Hindiyye V/325, 369; Bezzâziye VI/354; Nevevî, el-Fetâva 79; Hindî, K. Ummal, IX/157 158)

Imdi hadis-i şerifleri de gözönünde bulundurarak söylenenleri özetlersek:

1. Insanların kendileri için ayağa kalkılmasını ve el-pençe divan durulmasını sevmeleri ve istemeleri haramdır.

2. Ilim ehli, edepli, ahlâkli kimseler, baba, dede gibi yakınlar, yolculuktan gelenler için bir gönül alma ve ikram için kalkmak güzeldir. (müstehaptır.)

3. Insanlara zenginliklerinden ötürü ayağa kalkmak haramdır.

4. Kalkılmadığı takdirde, bu hareketin saygısızlık sayılacağı, kine, buğza ve düşmanlıga, ya da kalkmayanın başka bir zarar görmesine sebep olacağı yerlerde ayağa kalkmak, kalkan için mahzurlu değildir, ama kalkılan için haramdır.

Eğilerek selam vermeye gelince bu da yasaklanmıştır. Bir kardeşiyle karşılaştıgında eğilen kişinin durumunu Rasulüllah'a sordular da: "Hayır, yapmasın" buyurdu (Tirmizî, Isti'zan 31; Ibn Mâce, Edep 15; Müsned, NI/198. 121). Çünkü rükü ve secde Allah'tan başkasına yapılmaz. Selâm maksadıyla bunlar, bizim şeriatımız dışındaki şeriatlerde yapılırdı.

Namazlardan sonra elini göğsüne koyarak "tekabbelellah." gibi bir şey söylemek de selef-i sahihinimizin yapmadığı bir bid'attır ve terkedilmesi gerekir. Ancak bid'at olan bunu söylemek değil çünkü o bir duâdir-, bunu söylerken elini göğsüne getirmesidir

İSLAM MERKEZİ
TEMİZ KALBLİ FAKİRİN HACCI

Vaktiyle Bağdad şehrinin hâli vakti yerinde olanları hacca gitmek niyyetiyle hazırlığa başladılar. Şehirde fakir fakat tevekkül sahibi sâlih ya'nî haramlardan kaçan dinin emirlerine tam uyan bir kimse vardı. Bu kimse kendi kendine:
•Onların malı mülkü varsa benim de Allahü teâlâya ve Ha-bîbine çok muhabbetim var. Bu muhabbetin hürmetine Rabbim beni yolda bırakmaz, diyerek onlarla beraber yola çıktı.
Hac kafilesinde olanlar, bu zâtın bineksiz, azıksız olarak hac yolculuğuna çıktığını görünce şaşırdılar. Bir komşusu dedi ki:
•Hayrola komşu, yolculuk nereye?
•Allah nasîb ederse hacca gidiyorum.
•Bak herkesin bineği var, yol parası ve azıkları var senin bir şeyin yok böyle uzun yola nasıl çıktın?
•Allahü teâlâ Razzâk-ı âlemdir, yarattıklarının rızıklarını ve*ıklanna kefil olmuştur. Rabbim beni yolda koymaz.
Komşusu, fakirin bu sözlerine gülüp alaylı bir şekilde kendisine bakıp birşey söylemeden oradan ayrıldı. Bir daha da hiç karşılaşmadılar.
Fakir kimse, Allahü teâlâya tam tevekkülü sebebiyle sağ-, salim, Mekke'ye vardı. Tavafım yaptıktan sonra, geri döndü. Yolda, aynı komşusu ile karşılaştı. Komşusu sordu:
•Kâ'be-i şerifi tavaf yapabildin mi?
•Elhamdülillah Rabbim bana bu ni'meti nasîb etti.
Komşusu bu saf kalbli fakir ile alay etmek istedi.
•Peki, sana berât verildi mi? Ya'nî Allahü teâlâ senin günahlarını affettiğine ve haccını kabul ettiğine dâir senet verdi mi?
•Hayır, bu söylediğin nasıl bir şeydir?
Alaycı kimse cebinden rastgele bir kâğıt parçası çıkartarak fakire gösterdi:
•İşte böyle bir senet. Burada günahlarımızın affedildiği yazılıdır.
Fakir, buna kanıp ağlıyarak geri döndü. Yolda karşılaştığı kimselere de niçin geri döndüğünü anlattı. Herkes hâline gülüp geçti.
Fakir, uzun yolculuktan sonra Kâ'be-i şerîfe varıp, ağlıyarak hâlini bildirdi:
•Ey âlemlerin Rabbi olan Al-lahım! Sen herşeye Kadirsin. Diğer hacılara Cehennemden azâd edildiklerine dâir berât vermişsin! Benim berâtım verilmedi. Yâ Rabbî beni bundan mahrum etme!
Bu şekilde sel gibi akan gözyaşı ile yalvardı. Sonunda bitkin hâle düşüp, kendinden geçti. Sonra bir kişi gelip dedi ki:Kaldır başını, ey Allanın te
miz kalbli kulu. Al şu berâtını da arkadaşlarına yetiş!
Fakir berâtını aldığı gibi sevinçle koşarak yola koyuldu. Allahü teâlânm izniyle, kısa zamanda arkadaşlarına yetişti. Komşusu yine alaylı bir şekilde sordu:
•Berâtını aldın mı?

•Evet aldım.
•Ver bakalım bir görelim.
•Al! Benimkini de seninkini yanına koy, bir zarar gelmesin Ben Ölünce, kabrime koyarsın!
Komşusu, berâtı görünce, şa'şırıp kaldı. Berât hiç dünya kâğıtlarına benzemiyordu. Dünya misklerine benzemiyen bir de kokusu vardı. Kokusundan mest olup kendinden geçerek atından aşağıya düştü. Kendine geldiğinde şöyle söyleniyordu:
•Çok yazık bana! Bütün ömrümü boşuna geçirmişim! Şu küçümsediğim, fakir komşumun tevekkülü ben de yokmuş. Keşke bende onun gibi Allahü Teâlâya sâdık kul olup onun kavuştuğu derecelere kavuşabilseydim

 

Güzel Mesajlar
Hazır Mesajlar
Sevgililer günü mesajları
Anneler Günü Mesajları!!
Kurban Bayramı Mesajları
Sevgiliye
Aşk Kanunları
Seni Seviyorum
Sevgi Üzerine
Aşk Nedir ?
Sevgi Sözcükleri
İçimizdeki Programlar
Çapkınlar İçin
Erkek Severse
Güzel Sözler
Ask sarap tadindadir
Sevgi Sözcükleri
İlişki rehberi
Ask her seyi affeder mi
Peki Sevmek?
iAşkınızı Söyleyin
Aşk Acısı
Aşk Haritası
Sevgili Ne İster
Biten Aşklar
Erkeklerin Dili
Aşkın Fiziği
Sağlıklı İlişki
99 Öğüt
Aşk mı ya sonrası
Kalp Kırıklığı
Aşk Kuralları
İlk Adım
Flört
4 Mevsim Aşk
Aşkın 50 İşareti
Msn Özellikleri
Msn İfadeleri
Msn Avatarlar
Msn Resimleri
Msn Göz Kırpmalar
Msn Beta
Msn Download
Msn Hareketli Smiley
Msn Hack
Msn Şifre Kırıcı
Msn Güvenlik
Tc Kimlik Sorgulama 
Vergi Numarası
Emekli Sandıgı   
OSS Sonuçları
Bağkur İşlemleri
Aöf Sınav Sonuçları
Bedeva Anti Virüs
Borsa Takip  
Bedeva Mp3 İndir
Bilinmeyen No
Ehliyet Sonuçları
Para Kazanma
Google Talk   
Google Pagerank
Msn 8.0 indir
Hava Durumu
Kpss Sonuçları
Ödev Sitesi   
SSK bilgileri
Sözlük & Çeviri
Telefon rehberi
Vergi Bilgileri
Posta Kodu
Yeşil Kart
Sayısal Loto
Gönül Ferman Dinlemez
Yağmurun Kaderi
Sihirli Keman
Melek
Elveda
Internet Aşkı