|
|
|
 |
| |
dunyaburda.com'te iyi eğlenceler.. |
 |
Türkü Hikayaleri : Yaşanmış
Türkü Hikayeleri ve Sözleri
Hekimoğlu Türküsü |
|
Hekimoğlu derler benim de aslıma
Aynalı martin yaptırdım narinim kendi nefsime
Konaklar yaptırdım döşetemedim.
Ünye de Fatsa bir oldu narinim baş edemedim
Konaklar yaptırdım mermer direkli
Hekimoğlu sorarsan narinim demir yürekli
Bahçe armut dibinde kaymak yedin mi
Hekimoğlu'nu görünce narinim budur dedin mi
Çiftlice Muhtarı puşttur pezevenk
Hekimoğlu geliyor narinim uçkur çözerek
Hekimoğlu derler bir ufak uşak
Bir omzundan bir omzuna narinim yüz arma fişek
Ordu dolaylarında yaşayan Hekimoğlu, yoksul bir
ailenin çocuğudur. Üstelik yoksul bir anneden başka
hiç kimsesi yok. Çevresinde dürüstlüğü, akıllılığı
ve yiğitliğiyle tanınan bir gençtir.
Yörede egemenlik kurmuş bir Gürcü Beyi vardır. Bu
Gürcü Beyi, Ayşa adında güzel ve narin bir kızla
sözlüdür. Ne ki, bu kız Gürcü Beyini sevmemekte,
Hekimoğlu'na bağlanmıştır. Bu, dostlukla,
arkadaşlıkla karışık bir sevgidir. Üstelik
Hekimoğlu'yla görüşmeye başlamıştır.
İşte Bey, iki gencin ilişkisinin bu noktaya
vardığını duyar duymaz Hekimoğlu'na düşman olur ve
ona savaş açar. Hekimoğlu'yla teke tek görüşüp,
hesaplaşmayı önerir; bir de yer belirtir. Hekimoğlu,
gözüpek, mert bir gençtir. Aynalı mavzerini kuşanıp,
tek başına buluşma; yerine gider. Gitmeye gider ama,
Bey sözünde durmamış adamlarıyla gelmiştir. Üstelik
adamlarından biri, buluşma yerine varır varmaz,
sabırsızlanıp Hekimoğlu'nu yaylım ateşine tutar.
Ötekiler de çevresini sararlar. Hekimoğlu'yla Beyin
adamları arasında yaman bir çatışma olur. Hekimoğlu,
çatışma sonunda çemberi yararak kurtulur. Olaydan
hemen sonra, Bolu da tek başına yaşayan anasının
yanına gider. Anasına durumu anlatır ve artık şehir
yerinde duramayacağını bildirir. Anasıyla helallaşıp,
yanına Mehmet adlı iki amca oğlunu alarak dağa
çıkar. Çıkış bu çıkış ve ölünceye kadar Hekimoğlu
artık dağdadır.
Hekimoğlu'nun dağa çıkış nedenini ve biçimini bilen,
duyan yöre köylüleri kendisine kucak açarlar. Onun
mertliği, yiğitliği ve doğru sözlülüğü köylüleri
daha da etkiler ve her açıdan kendisine yardım
ederler. Özellikle yoksul köylülerle dostluk kurar,
zenginlerden aldıklarıyla onlara yardım eder.
Hekimoğlu, artık Gürcü Beyinin korkulu düşü
olmuştur. Bu yüzden Bey,
kendisini sürekli jandarmaya şikayet eder ve
kesintisiz izletir. Hekimoğlu'nu ihbar etmeleri için
çeşitli yörelerde adamlar tutar. Fakat halk koruduğu
için, Hekimoğlu'nu bir türlü ele geçiremezler.
Hatta bir defasında, Beyin adamlarından birinin
ihbarı üzerine Hekimoğlu'nun kaldığı evi jandarmalar
basıyorlar. Bütün çevre kuşatılmıştır. Evin altında
bir fırın vardır. Hekimoğlu fırıncının yardımıyla
fırının ekmek pişirilen yerini arkadan delip kaçmayı
başarır.
Hekimoğlu, kaçmaya kaçıyor ama, Beyin, iki amca
oğlunu öldürttüğünü haber alıyor ve doğru Çiftlice
köyüne iniyor. Gittiği ev muhtarın evidir. Bu
Muhtar, Hekimoğlu'ndan yana görünüyor, oysa gerçekte
Beyin adamıdır ve onunla
işbirliği içindedir. Nitekim adamlarından biri
aracılığıyla ihbarda bulunur ve Hekimoğlu
jandarmalarca sarılır. Hekimoğlu, Muhtarın
<<puştluğu>> yüzünden kıstırılmıştır. Büyük bir
çatışma çıkar taraflar arasında. Adeta namlular
kurşun kusmaktadır. Özetle <<yaman cenk>> olur
orada.
Olayın sonucuna ilişkin iki söylenti var halk
arasında :
1-Hekimoğlu, çatışma sırasında. çemberi yarıyorsa
da, aldığı yaralar yüzünden fazla uzaklaşamadan
ölüyor.
2 -Atına atlıyor, elini karın bölgesinden aldığı
yaralara basarak Ordu'ya
kadar geliyor ve burada ölüyor.
Hekimoğlu, tipik bir <<erdemli başkaldırıcı>>
örneğidir. Haklı bir nedenle dağa çıkıyor. Mertliği,
yiğitliği ve iyilikseverliğiyle halk arasında büyük
ün yapıyor. Yoksulların dostu, onları ezen
varsılların düşmanıdır.
Hekimoğlu denince, hemen akla gelen bir özelliği de
<<aynalı martini>> dir. Hekimoğlu Türküsü'nde geçen
ve kendisinin adıyla özdeşleşen <<aynalı martin>> in
özelliği şudur. Hekimoğlu, özel olarak yaptırdığı
mavzerinin üstüne bir ayna taktırıyor. Çatışmaya
girdiğinde, bu aynayı: düşmanının gözüne tutarak,
gözünün kamaşmasına, dolayısıyla hedefini
şaşırmasına yol açıyor.
Bu yüzden Hekimoğlu'nun, adı, Hekimoğlu'nun adı
<<aynalı martin>>le özdeşleşmiştir.
Kaynak:
Mehmet Bayrak
Eşkıyalık ve Eşkıya Türküleri,
Yorum Yayınları Ankara 1985 |
|
|