DALGIÇ KUŞLARI
Dalgıç kuşları bir tehlike sezdikleri anda suyu hiç dalgalandırmadan
hemen suya dalarlar ve ancak tehlikeli bölgeden iyice uzaklaştıktan
sonra su yüzüne çıkarlar. Ayrıca kendilerinin yanısıra kanatlarını
sıkıca kapayarak yavrularıyla birlikte de suyun altına dalabilirler.
Dalgıç kuşlarının eşlerini çiftleşmeye çağırmak için yaptıkları çok
ilginç bir gösterileri vardır. Kopmuş kamış ve ot parçalarından yaptıkları
yuvaları su bitkilerinin arasında yüzer. Dişi kuş bu yuvaya 3 ile
5 arasında yumurta bırakır. Dalgıç kuşları yumurtaların üzerinde sırayla
kuluçkaya yatarlar. Yuvadan ayrılacakları zaman yuvanın üzerini otlarla
örterek gizledikleri için, yumurtaların beyaz kabukları bir süre sonra
kararır. Bulundukları ortamla çok iyi bir uyum sağlayarak görünmez
hale gelirler.
Temel Britannica Ansiklopedisi, Cilt 3, s.70 |
 |
|
AVURDU KESELİ FARELER
Avurdu keseli fareler sincaba benzeyen küçük hayvanlardır. Yanaklarından
omuzlarına kadar inen küçük astarlı iki dış çene keseleri vardır.
Fareler bu keselerde yiyecek taşırlar, temizlemek gerektiğinde de
içini dışına çıkararak çevirip temizlerler. Avurdu keseli fare yuva
yaparken toprağı güçlü ön pençeleriyle kazar. Kıvrık kesici dişlerini
sert toprak ve taşları yerinden oynatmak için kullanır. Kesici dişleri
sürekli olarak büyüdüğü için aşınan yüzeyler hemen yenilenir.
C.B.P.C. Publishing Ltd, Hayvanlar Ansiklopedisi, s.175 |
 |
|
KIRMIZI
KANATLI KARA KUŞLARI
Kuşların dişilerini etkilemek için kullandıkları birçok değişik yöntem
vardır. Erkekler özellikle renkli ve desenli tüylerini, seslerini
ya da danslarını kullanarak dişilerin dikkatini çekmeye çalışırlar.
Örneğin kırmızı kanatlı karakuşların çok ilginç bir kur yapma yöntemleri
vardır. Erkek kırmızı kanatlı karakuş önce dişilerin yakınlarındaki
bir kütüğün üzerine tüner, daha sonra hem öterek hem de omuzunun üzerindeki
kırmızı deseni hızlı hızlı hareket ettirerek dişileri etkilemeye çalışır.
Robert. R. Halpern, Green Planet Rescue, s.19 |
 |
|
SU DEPOSU ÇÖL KURBAĞALARI
Avustralya'da yaşayan çöl kurbağaları adeta bir su deposu gibidirler.
Bu yüzden su taşıyıcı kurbağalar olarak da adlandırılırlar. Vücutlarında
bulunan keseleri yağmur yağdığında suyla doldururlar. Daha sonra kuma
gömülür ve gelecek olan yağmurları beklemeye başlarlar. Diğer çöl
hayvanları susadıkları zaman bu kurbağaları bulurlar, kumdan çıkararak
kurbağadaki suyu içerler.
Dr. Maurice Burton-Robert Burton, Sürüngenler ve Kurbağalar, s.48
|
|
PALOLO SOLUCANLARININ ÜREMELERİ
Palolo solucanlarının milyarlarcası Batı Pasifik'te, Fiji ve Samoa
resiflerinde bir arada yaşar. Güçlü alt çenesiyle mercanların sert
iskeletlerinin içinde delikler kazar ve buralarda bulduğu küçük polipleri
yer. Mercanlarda kazdığı tünellerin içinde güvenlik içinde yaşar ve
çok nadiren ortaya çıkar. Boyu 30 cm kadar olan bu canlının vücudu
yer solucanlarında olduğu gibi bölümlere ayrılmıştır ve her bir bölümde
yaşaması için gerekli olan bir organ grubu bulunur. Paloloların cinsiyet
bezleri vücutlarının arka yarısındaki bölümlerde bulunur. Bunun çok
önemli bir nedeni vardır. Yavrulama zamanı geldiğinde solucan vücudunun
arka kısmını, yaşadığı tünelin dışına çıkartır ve kopartır. Daha sonra
kopan kısım yüzeye doğru kıvrılır ve üreme hücrelerini oraya bırakır.
Yetişkin kurt bu şekilde kendini riske atmadan, kazdığı yuvasının
içinde kalarak yumurtlamış olur. Fakat bu tekniğin başarısı iyi bir
zamanlamaya bağlıdır. Kurtların çaprazlama döllenmeyi başarmaları
için hepsinin birden, aynı zamanda arka bölümlerinden parça koparmaları
gerekir. Ve bütün kurtlar bunu yaparlar. Her sene Ekim ve Kasım aylarında
sadece belirli günlerde ve gün ağarırken bütün kurtlar aynı anda yumurtlarlar.
Bundan başka birbirlerinden kilometrelerce uzakta bulunan başka palolo
kurtları da yine bu dönemlerde yumurtlarlar. Çok basit bir vücut yapısına
sahip olan palolo kurtlarının bu işlemi aynı anda başlatmaları elbette
ki tesadüfen gerçekleşecebilecek bir olay değildir. Palolo kurtları
da yeryüzündeki tüm canlılar gibi Allah'ın ilhamıyla hareket etmektedirler.
David Attenborough, The Trials of Life, s.285 |
|
DAYANIKLI
FOKLAR
Deniz suyu özellikle derinlerde çok serindir. Soğuk sularda yaşayan
canlılardan olan foklar bu nedenle derilerinin altında kalın bir yağ
tabakasına sahiptirler. Bu tabaka fokların vücut ısısının çok çabuk
kaybolmasını önlemeye yarar. Fokların ilginç özelliklerinden başka
bir tanesi de dişi fokların bilinen en zengin, en besleyici sütü üretmeleridir.
Bu süt zorlu koşullarda yetişen yavruların çok süratli büyümelerini
sağlar.
Christopher O'Toole & John Stidworthy, Mammals, The Hunters, s.80-81
|
|
|
MONARKLARIN BAĞIŞIKLIK
SİSTEMLERİ
Milkweedler son derece zehirli bitkilerdir. Pekçok hayvan için öldürücü
olmasına rağmen Monark kelebeklerinin tırtılları çok şaşırtıcı bir
şekilde, hiçbir önlem almadan zehirli Milkweed bitkisiyle beslenirler.
Çünkü tırtılların Milkweed'in zehirine karşı bağışıklıkları vardır.
Diğer birçok hayvan Milkweed'den kaçınarak uzak durduğu halde Monark
kelebekleri yaprakların tümünü yiyebilirler. Ayrıca bu zehiri bir
savunma aracı olarak da kullanırlar. Monark tırtılları diğerlerinden
farklı olarak çok parlak renklere sahiptirler. Bu, düşmanları için
bir uyarıdır ve onlara tırtılların yenemeyecek özelliklerde olduklarını
gösterir. Tırtıllar kelebeklere dönüştüklerinde de bu zehir molekülleri
değişmeden ve çok güçlü bir şekilde vücutlarında kalır. Bu da Monarklara
çok iyi bir savunma sağlar.
David Attenborough, The Trials of Life, s.58 |
|
|
SİNEK KUŞLARI
Sinek kuşları diğer kuşlardan farklı bir şekilde, havada sabit durarak
beslenirler. Bu yüzden özellikle Heliconia gibi çiçeklerden nektar
almayı tercih ederler. Heliconialar asılı gibi duran ve yüzü dışa
doğru dönük çiçeklerdir ve dış yüzeyleri yapışkan bir maddeyle kaplanmıştır.
Bu yapışkan madde yüzünden çiçeğin üzerinde yürüyemeyen karıncalar,
arılar ve başka böcekler Heliconialar'ın nektarlarına ulaşmayı başaramazlar.
Bu yüzden Heliconialarla sadece sinekkuşları ilgilenir.
Robert, R. Halpern, Green Planet Rescue, s.24 |
 |
|
İNŞAAT UZMANI TERMİTLER
Doğadaki hayvanlar, yaptıkları işlerde gösterdikleri akıl ile çoğu
zaman insanları hayrete düşürürler. Kimi zaman ilginç beslenme şekilleri
kullanırlar, kimi zaman bir alet kullanarak çalışırlar, kimi zaman
da mimari projeler çizerek akıl almaz yuvalar yaparlar. Termitlerin
de en bilinen özellikleri kuşkusuz ki yaptıkları inanılmaz yuvalardır.
Her termit türü bulunduğu ortamın koşullarına uygun yuvalar yapar.
Örneğin diğer bütün termitlerin aksine yağmurlu bölgelerde yaşayan
bazı termitler, özel çıkıntılı çatısı olan mantar benzeri tepeciklerden
oluşan yuvalar inşa ederler. Bu çatıların fonksiyonu şiddetli yağmurlarda
tepeciklerin duvarlarına zarar gelmesini engellemektir. Suyun çok
büyük bir bölümü bu çatının çıkıntısının kenarından kayar ve tepeciklerin
duvarları bu sayede ıslanmaz bile.
ZooBooks, Animal Wonders, s.15 |
 |
|
KILIÇ KIRLANGICI
Kılıç kırlangıçları hayatlarının büyük bir kısmını havada geçirirler.
Hatta uçarken bile uyuyabilirler. Kılıç kırlangıcının aerodinamik
(havada kolay hareket etmesini sağlayan) vücut yapısı onun en hızlı
hayvanlardan biri olmasını sağlamaktadır. Öyle ki bu kırlangıç türü
saatte 150 kilometrelik bir hıza ulaşabilmektedir.
Tonny Seddon, Animal Movement, s.52 |
|
FIRKATEYN KUŞLARININ
ISLANMAYAN TÜYLERİ
Erkeklerin dişilerini cezbetmek için kullandıkları kırmızı boyunları
ile tanınan Fırkateyn kuşları (frigatebirds) çıkardıkları bir tıslama
sesiyle birlikte denize doğru atılırlar ve tüylerini ıslatmadan kancalı
gagalarıyla avlarını yakalarlar. Bu kuşların tüylerinde yağ olmadığı
için suya girip çıktıklarında tüylerinin kuru kalması zorunludur.
Aksi takdirde ıslak tüyleri onları bir anda suya batıracaktır ve bir
daha da sudan çıkmaları mümkün olmayacaktır. Bundan başka fırkateyn
kuşlarının kancalı gagaları, bir deniz anasını ya da karidesi su yüzeyinden
kapmak için kullanabileceği mükemmel bir alettir.
N.J.Berril, The Life of the Ocean, s.13-16 |
 |
|
KURBAĞALARIN PERDE AYAKLARI
Allah yarattığı canlılara çoğu zaman çok ilginç özellikler verir.
Alışılmadık hareketler yapan bu canlılardan bir tanesi de Borneo ve
Sumatra'nın balta girmemiş ormanlarında yaşayan ilginç bir kurbağa
türüdür. Zayıf bacakları ve parmaklarının arasında perde olan bu küçük
ağaç kurbağasının en önemli özelliği, perdeli ayaklarını kullanarak
süzülerek uçabilmesidir. Ağaçların üstünden uçarken, inişini yavaşlatmak
istediğinde ayaklarını 4 adet paraşüt gibi kullanır. Ayak parmakları
arasındaki ağları genişleterek, vücut yüzeyini neredeyse iki katına
çıkartır. Uçan kurbağalar bir ağacın üzerine inmeden önce 12 metre
kadar havada süzülebilmektedirler. Hatta, bacaklarını hareket ettirerek
ve perde ayaklarının şeklini değiştirerek yönlerini de ayarlayabilmektedirler.
Tonny Seddon, Animal Movement, Nature Watch Series, s.49 |
 |
|
CADI
MAKİLER
Endonezya ve Filipinler'deki ormanlarda yaşayan ve Cadı Maki olarak
adlandırılan maymun türü ağaçlarda çok hızlı hareket etmesiyle bilinen
bir canlıdır. Bu küçük maymunlar dik ağaçlara hızla tırmanabilen ve
büyük bir sıçrayışla ağaçtan ağaca atlayan çok çevik hayvanlardır.
Parmak uçlarındaki vantuz gibi emici yastıkçıklar dallara sıkıca tutunmalarını,
uzun ve püsküllü kuyrukları ise daldan dala sıçrarken dengelerini
yitirmemelerini sağlar. CadıMaki ağaçlarda yaşamasını kolaylaştıran
bu özelliklerinden başka, iyi bir avcı olmasını sağlayan başka özelliklerle
de donatılmıştır. Örneğin top gibi yusyuvarlak olan başını 180 derece
döndürebilir, Cadı Makiler gece hayvanlarıdır. Bu yüzden son derece
büyük gözlere sahiptirler. Başlarının geniş dönme açısı ve keskin
görüşlü gözleri sayesinde karanlıkta kolaylıkla avlanırlar. Allah
her canlıyı bulunduğu ortama uygun özelliklerle donatmıştır. Cadı
Makiler de gece karanlığında ormanda rahat hareket edecek özellikler
ile birlikte Allah tarafından yaratılmışlardır.
John Mac Kinnon, The World's Wild Places, Borneo, s.78-79 |
 |
|
BALTA BALIKLARI
Balta balığı alışılmamış bir balıktır, çünkü uçabilmektedir. Bu balık
tıpkı bir kuş gibi derin bir göğüs kafesine sahiptir. Güçlü kaslarının
bulunduğu bölgede, kanat gibi çırpabileceği yüzgeçleri vardır. Bu
özellikleri sayesinde suyun hemen üzerinde oldukça uzun mesafeleri
aşarak uçabilmektedir.
Tonny Seddon, Animal Movement, s.53 |
 |
|
DENİZ ÖRDEKLERİ
Deniz ördekleri karayı hiç görmeden aylar boyunca denizde kalabilirler.
Diğer tüm kuşlardan farklı gaga yapılarına sahip olan penguenler gibi,
bir deniz ördeği de içtiği sudaki ve yediği besinlerdeki tuzu atabilmek
için özel bezlere sahiptir. Sıvı halindeki tuz ördeğin gagasından
boşalır ve bu şekilde vücuttaki fazla tuz atılmış olur.
Zoobooks, Ağustos 1998, s.14 |
|