Çok fazla düşmanları olan kurbağalar için görme duyuları çok önemlidir.
Resim de görülen bu kurbağa, vücudunun her tarafı suyun altında gizlenmiş
olsa bile, dışarıya çıkarabildiği gözleri sayesinde etrafında hareket
eden her şeyi rahatlıkla görebilir. Bu da onun suyun içindeyken bile
güvende olmasını sağlar.
N.J.Berril, The Life of the Ocean, s.21
YILANLARIN FARKLI
HAREKETLERİ
Yılanların uzun ve dar gövdeleri pullu bir deriyle kaplıdır. Gövdelerinin
alt yüzeyinde bulunan pulları yerde kıvrıla kıvrıla ilerlemelerine
yardımcı olur. Geniş pullar ise arka kenarlarından yere bastırarak
ve pürtüklü yüzeylerden destek alarak gövdeyi öne doğru itmeye yarar.
Yılan bu hareket yöntemini hızlı gitmek istemediği zamanlarda kullanır.
Kayarcasına hızlı ilerleyişte, gövdesini yanlara doğru kıvırır ve
pullarından da yardım alarak taş ve bitki gibi destek noktalarını
kullanır. Yapmak istediği her hareket için farklı bir yöntem kullanan
yılanlar hiç kuşkusuz ki tüm alemlerin Rabbi olan Allah tarafından
yaratılmışdır.
Temel Britannica Ansiklopedisi, Cilt 19, s.174
ŞEMSİYE KUŞLARI
Şemsiye kuşu olarak da adlandırılan siyah balıkçıl, balık tutarken
çok büyük bir başarı sergiler. Bir şemsiye gibi kanatlarını başının
üzerinde açarak ayağa kalkar. Bu şekilde kanatlar bir gölge oluşturur
ve sudaki yansımayı engeller. Şimdi balıkçıl, su yüzeyinin altında
yüzen avını açık bir şekilde görebilmektedir. Kanatları su yüzeyinde
dairesel bir gölge oluşturduğu için balıkçıl sürekli olarak bu dairenin
içindeki balıkları avlar. Gölge yaparak sudaki balıkları görebileceğini
balıkçılın kendisi akledemez. Bunu balıkçıl tesadüfen keşfetmiş ve
diğer nesillere de bir şekilde aktarmış da olamaz. Sahip olduğu her
şey gibi bu özellik de ona Allah tarafından verilmiştir.
Tonny Seddon, Animal Vision, s.7
DENİZ
TARAĞININ GÖZLERİ
Tarak adı verilen deniz kabuğu şeklindeki hayvanın kabuğunun kenarları
boyunca dizilmiş küçük parlak gözlerin her biri yalnızca 1 mm. büyüklüğe
sahiptir. Tarak, son derece küçük olmasına rağmen bu gözlerle hem
hareketleri hem de ışık ve karanlık arasındaki farkı kolaylıkla anlayabilmektedir.
N.J.Berril, The Life of the Ocean , s.8
POLEN YİYEN YARASALAR
Her canlı yaşadığı ortamın koşullarına ve sahip olduğu bedensel özelliklere
göre farklı beslenme şekillerine sahiptir. Çünkü Allah her canlının
rızkını benzersiz bir şekilde yaratandır. Doğadaki sayısız canlıdan
sadece bir tanesi olan yarasaların bir türü çiçeklerden aldığı nektar
ile beslenir. Fakat yarasalar gece yaşayan canlılardır. Bu nedenle
gündüz açan çiçekler yarasaların işine yaramaz. Oysa yarasalar için
özel çiçekler yaratılmıştır. Yarasalar tarafından döllenen çiçeklerin
en önemli özelliği gece açan çiçekler olmalarıdır. Beyaz, yeşilimsi
ve mor renklere sahip olan bu gece çiçekleri öyle güçlü bir kokuya
sahiptirler ki gece uçan kör yarasalar onları kolaylıkla bulabilirler.
Bu çiçekler ayrıca çok bol miktarda nektar da üretirler. Bu, yarasaların
çiçekleri bulmalarını daha da kolaylaştırır. Gece çiçekleri de görüldüğü
gibi genelde ağacın gövdesinde büyüyen balkabağı çiçeği gibi veya
yapraklarını sarkıtan çiçeklerdir. Bu özellikleri onları yarasaların
kolayca ulaşabileceği çiçekler haline getirir.
Robert R. Halpern, Green Planet Rescue, s.26
KOŞUCU DEVE KUŞLARI
Deve kuşu hayvanlar alemindeki en hızlı koşan iki bacaklı hayvandır
ve 1 saatte yaklaşık olarak 70 kilometrelik bir hıza ulaşabilmektedir.
Deve kuşunun her bir ayağında yalnızca iki parmak vardır ve bu parmakların
biri diğerinden çok daha büyüktür. Bu da ona daha rahat hareket etme
imkanı sağlar. Devekuşlarının başka bir özellikleri de ayaklarındaki
parmaklardan yalnızca büyük olanının üzerinde koşmalarıdır.
Tonny Seddon, Animal Movement, s.38
DENİZ MARTILARININ
UÇUŞ YETENEKLERİ
Deniz martıları denizden havalanırlarken, yükselen hava kütlesinin
içinde ileri-geri sürüklenirler. Yukarı doğru sürüklenme, tıpkı bir
asansörün yük taşıması gibidir, martıların kanat çırpmasına hemen
hemen hiç gerek kalmaz. Rüzgar bir eğime karşı estiği zaman, bu eğim
bir uçurum olsa da, rüzgar yukarı doğru hareket eder ve eğer kuşun
kanatları açıksa kuşu yukarı doğru kaldırabilir. Rüzgar çok hafif
olsa da dik dalgalar veya kıyıya doğru ilerleyen dalgakıranlar sürekli
olarak önlerindeki havayı itip kaldırırlar. Martılar da bu hava hareketinden
faydalanırlar ve bu yolla tek bir kere bile kanat çırpmadan uzun mesafeler
boyunca yolculuk ederler. Kuşlara doğdukları andan itibaren havanın
bu özelliğinden faydalanmayı öğreten üstün aklın sahibi yaratmada
hiçbir ortağı olmayan Allah'tır.
N.J.Berril, The Life of the Ocean , s.9-10
DAYANIKLI MORSLAR
Allah her canlıyı ihtiyacı olan özelliklerle donatmıştır. Örneğin
morslar son derece sağlam dişlere sahiptirler. Bunun çok önemli bir
nedeni vardır. Buz tabakalarını kenara çekmek veya buzda nefes almalarını
sağlayacak delikler açmak için morslar dişlerini buz kıracağı gibi
kullanırlar. Morsların başka bir özelliği de güneşlenirken renklerinin
zaman geçtikçe pembe bir görünüm almasıdır. Bunun nedeni morsların
güneşin ısısını daha fazla emebilmeleri için kanlarının yüzeydeki
damarlarda yoğunlaşmasıdır. Sudan henüz çıkmış morslarda bu durumun
tam tersi yaşanır, renkleri karadakilere oranla daha açık renktedir.
Bunun nedeni ise morsların soğuk suda ısı kaybetmemeleri için kanlarının
daha derine doğru akmasıdır. Tüm vücut yapıları ve metabolizmaları
soğuğa dayanıklı olacak şekilde tasarlanmış olan morslar Allah'ın
hikmetlerinden sadece bir tanesidir.
Christopher O'Toole & John Stidworthy, Mammals, The Hunters, s.86-89
DALGIÇ ÖRDEKLER
Su kuşları havayı vücutlarının içerisinde taşırlar. Bu, suyun üstünde
kalmalarını sağlayan sebeplerden biridir. Bir ördeğin vücudunda küçük
balonlara benzeyen hava kesecikleri vardır. Bu kesecikler havayla
dolduklarında ördeğin suyun içinde kalabilmesine yardımcı olurlar.
Ördek dalmak istediğinde hava keseciklerindeki havayı dışarıya pompalar.
Vücudunun içinde daha az hava kaldığı için kolaylıkla suyun içine
batar. Ayrıca su kuşlarının çoğu çok iyi birer yüzücüdürler. İyi yüzmelerinin
bir nedeni de ayak parmaklarının arasındaki ağlardır. Bir ayaklarını
geriye ittiklerinde bu ağlar onlara daha fazla itme kuvveti verebilmek
için genişler. Su kuşlarında iyi yüzmek için gerekli olan bütün özelliklerin
bir arada toplanmış olması elbette ki bir tesadüf sonucunda gerçekleşmemiştir.
Bu özelliklerin tümü su kuşlarına, onları yaratan Allah tarafından
verilmiştir.
Zoobooks, Ağustos 1998, s.14
AFRİKA ÇÖL KEMİRİCİLERİ
Hayvanlar arasında değişik iletişim yolları vardır. Örneğin araştırmacılar
yer mikrofonları ile Afrika çöl kemiricilerinin seslerini dinlemişlerdiler.
Bunların arka ayakları ile yaptıkları ritmik vuruşların zengin sözlü
bir "davul dili" olduğu ortaya çıkmıştır. Bu dil çok uzun bir süre
anlaşılamamıştır. Örneğin evcil tavşanların ve ada tavşanlarının ayak
vurması, şimdiye kadar sadece bir heyecan ifadesi sayılıyordu. Şimdi
ise, kemirgenlerin art ayakları ile çıkardıkları bu davul gümbürtüsünün
önemli mesajlar taşıdığı anlaşılmıştır. Afrika çöl kemiricileri kendi
türündekilere düşmanı haber vermek ve aynı zamanda kendi bölgelerinin
sınırlarını anlatmak için bu dili kullanırlar.
Bilim ve Teknik Dergisi, Sayı:261, s.36-37
NAUTILUSLAR
Nautilus ilginç bir denizaltı canlısıdır. Vücudunda 19 cm. çapında
olan salyangoz kabuğu biçiminde spiral bir organ bulunur. Bu organda
birbiriyle bağlantılı 28 tane dalış hücresi bulunur. Nautilus dalmak
istediğinde vücudunda bulunan bu içi boş odacıkları su ile doldurur.
Yüzeye çıkmak istediğinde ise, ürettiği özel bir gazı bu dalış hücrelerine
pompalar ve suyun boşalmasını sağlar. Bu sayede avlanırken ya da düşmanlarından
kaçarken yükselmek ya da dibe batmak istediğinde gerekli miktardaki
suyu dışarı pompalayabilir. Denizaltılarda da Nautilus'taki gibi dalış
odaları yapılmakta, içeri alınan suyun boşaltılmasında ise su motorlarından
faydalanılmaktadır.
Bilim ve Teknik Dergisi, Sayı:231, s.11
BÖCEK GÖZLERİ
Birçok böcek, bir nesneyi ancak hareket ediyorsa ya da kendisine çok
yakınsa görebilir. Çok az böcek yusufçuklar ya da mantisler gibi hareketleri
ve şekilleri görmede başarılıdır. Bu böceklerin gözlerinde, her biri
bütün bir resmin küçük bir parçasını görmeye yarayan 30.000'den fazla
tüp bulunur. Yusufçuklar vücutlarıyla kıyaslandığında çok büyük gözlere
sahiptirler. Yusufçuğun gözünün vücuduna oranı insana uygulanacak
olursa çok ilginç bir sonuç elde edilecektir. Bu ölçülere göre bir
insanın, çapı yaklaşık 90 cm olan son derece büyük gözlere sahip olması
gerekecektir.
Tony Seddon, Animal Vision, s.13
ARILARIN KOVANLARINI
HAVALANDIRMASI
New York State Üniversitesi biyologları, arılar üzerinde çeşitli incelemeler
yapmışlardır. Arıları İnceleme Grubu'ndan Edward Southwick ve Robin
Moritz, arıların kovan içinde solunumu nasıl gerçekleştirdiklerini
araştırdılar. Yapılan incelemeler sonucunda, arı kovanında sadece
bir delik bulunmasına rağmen, arıların içerideki sıcaklık ve nemi
kanatlarıyla kontrol ettikleri bulunmuştur. Ancak araştırmacıları
asıl olarak düşündüren şey, arıların içerideki kirli havayı dışarıdaki
temiz hava ile nasıl değiştirdikleriydi. Bu sorunun cevabını bulmak
için araştırmacılar bir arı kovanında sadece tek bir delik kalması
için kovanı tamamen sıvadılar. Kovandaki hava dolaşımını sağlamak
için yüzlerce arının kovanın içinde, diğer arıların da kovan girişinin
iç ve dış kısımlarında durarak hava dolaşımını sağladıklarını, kanatlarını
çırpınca kirli havanın dışarıya çıktığını, kanat çırpmayı bırakınca
da temiz havanın içeri girdiğini gözlediler. İnsanların ancak gözlemler
sonucunda kovanın içinde ne gibi işlemler yaptıkları hakkında bilgi
elde edebildikleri arılar, bu işleri milyonlarca yıldır büyük bir
başarıyla yaparlar.
Bilim ve Teknik Dergisi, Sayı:259, s.37
RAKUNLARIN BECERİKLİ
ELLERİ
Bazı hayvanlar günlük ihtiyaçlarını karşılarken ellerini çok iyi kullanırlar.
Örneğin bir rakunun elleri çok oynaktır ve çok iyi bir dokunma duyusuna
sahiptir. Rakunlar hem suyun içindeyken, hem de dışarıda iken yiyecek
bulmak istediklerinde ellerini kullanırlar. Sonbaharda bol yağ depolayan
rakunlar kış uykusuna yatmamalarına rağmen kışın çoğunu inlerinde
dinlenerek geçirirler. Bu sayede zorlu kışlar onları fazla etkilememiş
olur.
Christopher O'Toole & John Stidworthy, Mammals, The Hunters, s.44-45
VANTUZ BALIKLARI
Vantuz balıklarının özelliği, okyanusta dolaşmak için vasıta kullanmalarıdır.
Bunun için ya köpek balıklarından ya da gemilerden yararlanırlar.
Balığın sırt yüzgeci oval bir vantuz gibidir. Üzerine yapıştığı canlı-cansız
bütün cisimlerle birlikte hareket edebilir. Yapıştığı canlı ne yaparsa
yapsın, ne kadar hızlı yüzerse yüzsün vantuz balığı yerinden kopmadan
kalır.