Doğadaki canlıların sahip oldukları çeşitli renkler aynı zamanda son
derece önemli görevlere de sahip olabilir. Örneğin kaplumbağa böceğinin
saydam göğüs ve kanat yapısı, vücudunun altındaki parlak altın rengini
gizlemeye yarar. Böceğin sahip olduğu renkler gerçekte bir savunma şeklidir.
Çünkü bu renkler sayesinde böcek hareketsizken bir su damlası ya da
bir yaprağın parlak bir parçası gibi görünür. Ağaçtan ağaca uçarken
ise elips çizen küçük bir altın top haline gelir. Sürekli değişen bu
yanıltıcı görünümler böceğin düşmanlarından kurtulmasını sağlar.
Borneo, The World's Wild Places, Time Life Books, s. 62
Çamuratlar Balıklarının
İlginç Yaşamları
Mangrov bataklıklarındaki kalın çamur tabakasının üzerinde Çamuratlar
balıkları yaşar. Bu balıkların çamurun üstünde yalnızca başları ve
periskop gibi hareket eden gözleri görülür. Diğer birçok balıktan
farklı olarak Çamuratlar balıkları uzaktaki nesneleri, örneğin uzaktaki
bir böceği bile farkedebilir. Balık, avını gözetlerken sık sık su
yüzüne çıkar ve kıyıya kadar onu izler. Diğer balıkların aksine Çamuratlar
balıkları geniş solungaç odacıklarında hava ve suyun bir karışımını
taşıdıkları için çamurun içinde yaşayabilir. Bir dalgıcın oksijen
tüpüne eşdeğer olan solunum sistemleri sayesinde karada kullanmak
için gerekli olan oksijeni süzer. Sert çamurun üzerinde hareket etmek
için kısa ve kalın göğüs yüzgeçlerini kullanır. Islak çamurun üzerinde
sıçrar, kuyruklarını büker, daha sonra güçlü bir refleksle düzeltirler.
Allah'ın sıfatlarından biri de Bedi, yani örneksiz yaratandır. Çamuratlar
balıkları da diğer balıklardan tamamen farklı özellikleri ile Allah'ın
Bedi sıfatının bir tecellisidir.
Borneo, The World's Wild Places, Time Life Books, s. 132
Oxpeckerlar İle Ortak
Yaşam
Oxpecker denen kuşlar Afrika bufalosu, gergedanlar ve diğer büyük
av hayvanlarının derilerinin üzerindeki kenelerle beslenir. Bu ortak
yaşamda her iki taraf da karşılıklı çok fazla fayda sağlarlar. Bu
şekilde av hayvanları hem parazitlerinden kurtulmuş olur hem de herhangi
bir tehlike durumunda kuşlardan yüksek sesli bir uyarı alırlar. Kuşlar
da besin, hareket eden bir tünek ve hatta yuvalarının içini kaplamak
için tüy elde eder.
Michael Scott, The Young Oxford Book of Ecology, s. 31
Su Altının Temizlikçi
Canlıları
Büyük balıkların etrafında cesur bir şekilde dolaşan, kimi zaman bu
canlıların ağızlarının içine kadar giren küçük balıklar son derece
dikkat çekici bir görüntü oluşturur. Deniz canlıları arasında çok
sık rastlanan bu tip ilginç birlikteliklerin nedeni balıkların temizlenme
ihtiyacıdır. Mercan kayalıklarında temizlikçi ördek balıkları ve temizlikçi
karideslerden oluşan bir grup her zaman bu işlem için hazır bulunur.
Hani balığı ya da papağan balığı gibi balıklar geldiğinde küçük ördek
balığı gibi temizlikçi balıklar, büyük balıkların ağzının içine doğru
yüzer ve ölü deri parçalarını temizleyerek, balıktaki mantar istilasını
durdururlar. Birçok balık bu temizlik duraklarına birkaç günde bir
uğrar. Temizlikçi balıklar bu gibi yerlerde 6 saat içinde 300 kadar
balığı temizleyebilir.
David Attenborough, The Trials of Life, s. 174
Anemon Bitkileri
ve Balıkları
Anemon bitkileri duyargalarının üzerinde bulunan çok sayıdaki yakıcı
kapsül, kendilerine herhangi bir şey dokunduğu veya sürtündüğü anda
hemen açılır ve etkisi çok güçlü olan bir zehir salgılar. Bu, çoğu
zaman zehiri alan canlının felç olarak ölmesine sebebiyet verecek
kadar güçlü bir sıvıdır. Anemon bitkilerinin etki etmediği canlılar
da vardır. Örneğin Anemon balıkları, Anemon bitkilerinin yakıcı kapsüllerinin
arasında yaşayabilen nadir canlılardandır. Anemon balıklarının üzerinde
bulunan "saydam madde" bitkideki bu yakıcı kapsülleri durdurabilecek
niteliktedir. Bitkiye yaklaşan balık, gövdesini yavaş yavaş Anemonlar'a
değdirmeye başlar. Üzerindeki saydam madde sayesinde zehirden çok
fazla etkilenmeyen anemon balığının amacı yakıcı kapsüllerin üzerinde
patlamasını sağlamaktır. Anemon balığı birkaç denemenin sonunda zehire
bağışıklık kazanır ve bitkinin dokunaçlarının arasına yerleşir. Yeni
doğan ve Anemon bitkilerine karşı hiçbir bağışıklığı bulunmayan balıklar
da, diğerlerinin geçtiği aşamalardan tek tek geçer. Anemon balıkları
bu denemeleri tesadüfen yapmaya karar vermiş olsalayı neler olurdu?
İlk seferde ya da daha sonraki denemelerinde balık patlatacağı kapsül
sayısını tutturamayacağı için fazla zehir alıp ölürdü. Oysa böyle
olmamıştır. İlk ortaya çıktıklarından beri Anemon bitkileri ve balıkları
birlikte kusursuz bir uyum içinde yaşamaktadır. Çünkü Allah yarattıklarını
en iyi bilendir, koruyandır.
Tek bir Anemon bitkisi tüm hayatı boyunca Anemon balıklarını tehlikelerden
korumak için yeterli olmaktadır. Bu ortaklık balığa peşindeki avcılardan
korunma imkanı sağlar. Buna karşılık olarak da Anemon bitkisi, balığın
ardında bıraktığı yiyecek parçalarından faydalanır. Bu canlıları birbirine
uyumlu yaratan Allah'tır
International Wildlife, March/April 1997
Saigalar'ın Özel
Burun Yapıları
Saiga, Rus steplerinde sürüler halinde yaşayan bir antilop türüdür.
Bu canlılar yaşadıkları zorlu iklimde sıkıntı çekmemelerini sağlayacak
tasarımlara sahip sistemlerle birlikte Allah tarafından yaratılmışdır.
Steplerdeki en rahatsız edici faktörlerden biri hiç kuşkusuz ki tozdur.
Saigalar'ın burunlarının içinde ise tüylerle ve mukus bezleriyle kaplı
sayısız boşluk vardır. Bu boşluklarda mukuslu zarla kaplı bir de kese
bulunur. Saigalar kuru Rus steplerinde büyük sürüler halinde dolaşırken,
burunlarında Allah tarafından yaratılmış olan bu yapı sayesinde tozun
zararlı etkilerinden korunmuş olur. Sonbahar geldiğinde ise büyük
Saiga sürüleri Rus kışının karlı havası bastırmadan güneye doğru,
yani sıcak iklimlere göç eder.
Guinness Books, Remarkable Animals, A Unique Encyc. of Wildlife Wonders,
s.69
Koloniler Halinde
Yaşayan Meerkatlar
Resimde görülen ve Afrika'ya özgü canlılardan olan Meerkatlar 10-15
hayvandan oluşan koloniler halinde yaşar. Aralarında çok iyi bir iş
bölümü vardır. Örneğin bu canlılar yuvalarının güvenliğini sağlamak
için etrafı gözetleme, çakal ve kartal gibi düşmanlarını kollama görevlerini
paylaşır.
Michael Scott, The Young Oxford Book of Ecology, s. 87
Çullukların Gözleri
Düşmanlardan kaçıp kurtulabilmek hayvanlar alemindeki en önemli ihtiyaçlardandır.
Allah her canlıyı yaşadığı ortamda ihtiyacı olan savunma sistemleriyle
birlikte yaratmıştır. Kamuflaj yeteneği, savunma için kullanılan zehirler,
gece görebilen keskin gözler, hızlı kaçmak için kullanılan bacaklar,
türe özgü haberleşme sistemleri gibi daha pek çok özellik canlılara
Allah tarafından verilmiştir. Rahman olan Allah hayvanlardaki eşi
benzeri olmayan tasarımlarla bize sanatını tanıtır. Doğadaki pek çok
örnekten kuşlara bakalım. Örneğin resimde görülen çulluğun başının
üstünde, etrafını her yönden net bir şekilde görebilmesini sağlayan
gözleri vardır. Çulluk bu gözleri sayesinde bir yandan yiyecek ararken
bir yandan da tehlikelere karşı tetikte olabilmektedir.
Our Amazing World Of Nature, Its Marvels & Mysteries Reader's Digest,
s. 15
Kirpi Balıklarının
Caydırıcı Yöntemleri
Kirpi balıkları, yuvarlak görünümlü ve çok yavaş hareket eden balıklardır.
Kirpi balıklarının derileri genellikle dikenlerle kaplıdır. Son derece
ilginç bir savunma yöntemleri olan kirpi balıkları düşmanlarından
kolaylıkla kurtulur. Bir düşmanla karşılaştıklarında karınlarını çok
hızlı bir şekilde suyla doldurur ve bu sayede balon gibi şişerler.
Kirpi balıkları bu şekilde normal büyüklüklerinin iki katına ulaşır.
Bu da düşmanlarının onları yutmasını engeller. Bazı kirpi balığı türleri
ise son derece zehirlidir. Bu zehir "tetrodoksin" olarak adlandırılır
ve kirpi balığının bağırsaklarında yaşayan bakteriler tarafından üretilir.
Bu toksik madde balığın bütün vücuduna yayılmıştır ama yoğun olarak
karaciğer gibi iç organlarında ve bağırsaklarında bulunur. Zehirin
bir kısmı kasların içerisine bile girerek burada birikir. Bu da kirpi
balığı ve larvalarını yemenin diğer canlılar açısından son derece
tehlikeli olması demektir.
Bir düşmanla karşılaşan kirpi balığı çok kısa bir sürede şişerek yandakine
benzer bir görünüm alır. Bununla birlikte kirpi balıklarının keskin
dikenleri de ürkütücü bir şekilde ortaya çıkar. Bu iki özelliği, düşmanlarını
caydırmak için yeterlidir.
Dolphin Log, September 1996, s.12-13
Dört Yüzgecinin Üzerinde
Yürüyen Balık
Kırmızı dudaklı yarasa balığı dünyadaki dört yüzgecinin üzerinde yürüyen
tek balıktır. Yürümek için tasarlanmış yüzgeçleri, tuhaf görünüşlü
burnu ve büyük kırmızı dudakları ile balığın son derece ilginç bir
görünümü vardır. Yarasa balıklarının kumun üzerinde bir insanın yürümesi
gibi dolaşabilmelerini sağlayan organları göğüs yüzgeçleridir. Bu
yüzgeçlerini kullanarak yarasa balıkları okyanus zemininde rahatça
ayakta durabilir ve yüzgeç uçlarının üzerinde yürürler. Fener balıklarında
olduğu gibi yarasa balıklarının da burunlarının altında, diğer balıkları
kandırmak için olta olarak kullandıkları küçük deri parçaları vardır.
Yarasa balıkları etçil hayvanlardır. Bu oltayı kullanarak diğer balıkları,
yengeçleri, kurtçukları ve deniz taraklarını yerler.
Dolphin Log, September 1994, s.12-13
Derin Sularda Yaşayan
Anglerfish
Besinin az olduğu bölgelerde yaşayan canlılar son derece ilginç özelliklere
sahiptir. Bunlardan bir tanesi olan Anglerfish, denizlerin zorlu şartlara
sahip karanlık kanyonları için gerekli olan tüm özelliklere sahiptir.
Anglerfish de diğer tüm canlılar gibi Allah tarafından ihtiyacı olan
her türlü özellikle birlikte yaratılmıştır. Örneğin derin sularda
yaşayan Anglerfish daha küçük balıkları avlamak için bir olta ipine
ve bu ipin uç kısmında, kıvrılan solucana benzeyen bir organa sahiptir.
Ucunda sahte yemi olan bu olta, yakınlardan geçen balıkların dikkatini
çekmektedir. Anglerfish'in tuzak oltasını yem zannederek yaklaşan
balıklar, oltanın ipi tarafından sarılırlar ve bu sayede kolay bir
av olurlar.
Our Amazing World Of Nature, Its Marvels & Mysteries Reader's Digest,
s. 12-13
Zırh Kabuklu Hayvanlar
Bazı canlıların hareketleri incelendiğinde vücutlarında bir mıknatıs
varmış gibi hareket ettikleri görülecektir. Örneğin deniz altında
yaşayan zırh kabuklu hayvanlar bunlardan bir tanesidir. Zırh kabukluların
en ilginç özellikleri dinlenme halindeyken tıpkı bir pusula gibi hiç
şaşırmadan daima kuzeye dönük durmalarıdır. Ayrıca geceleri alglerle
beslenmek için dolaşmaya çıkan bu canlılar, günün ilk ışıkları belirmeden
önce kayaların üzerindeki yerlerine geri döner. Bu canlıların yönlerini
bulabilmek için dillerini algılayıcı olarak kullandıkları düşünülmektedir.
Jill Bailey, Anticipating The Seasons, Nature Watch Series, s. 45
Deniz Salyangozunun
Savunma Yöntemi
Küre harita adlı deniz salyangozu çok ağır hareket eder. Buna rağmen
ne beslenme ne de korunma yönünden hiçbir sıkıntı çekmez. Çünkü "konotoksin"
adı verilen bir zehire sahiptir. Düşmanları ya da avı iyice yaklaştığında
zehirini püskürtürek karşı tarafı etkisiz hale getirir. Konotoksin
son derece etkili bir zehirdir ve sinir faaliyetlerini durdurup kasları
felce uğratır. Bu zehir sayesinde salyangoz çok yavaş hareket etmesine
rağmen kolay bir av olmaktan kurtulur.
Bilim ve Teknik Dergisi, Temmuz 1986, s. 14
Üç Gözlü Tuataralar
Tuatara, kertenkeleye benzeyen ve diğer sürüngenlerle kıyaslandığında
oldukça uzun ömürlü olan bir canlıdır. Tuatara'yı diğer sürüngenlerden
ayıran özelliği başının üzerinde ince bir deriyle kaplı üçüncü bir
göz bulunmasıdır. Tuatara üzerinde araştırma yapan bilim adamları
bu üçüncü gözün görme işlevinin olmadığını bulmuşlardır. Tuataralar'ın
bu gözleri, güneşin pozisyonundan yola çıkarak yön bulmak için kullandıkları
bir pusula gibi çalışmaktadır. Bundan başka sürüngenler çoğunlukla
hareket edebilmek için en az 20 0C'lik bir ısıya ihtiyaç duyarlar.
Tuataralar ise soğuk havaya pek aldırış etmez, diğer birçok sürüngenin
dayanabildiği bir sıcaklık olan 110C'den çok daha düşük sıcaklıklarda
bile rahatlıkla avlanabilirler. Allah Tuataralar'ı bulundukları ortamın
şartlarına uygun bir dayanıklılıkta yaratmıştır.
Ranger Rick, August 1999, s.12-14
Akciğerli Balıklar
Akciğerli balık diğer balıkların aksine hava soluyan bir balıktır.
Bu yüzden her 20 dakikada bir yüzeye çıkıp soluk alması gereklidir.
Aksi takdirde sudaki oksijeni kullanamadığı için boğulacaktır. Kurak
mevsimde Afrika'nın gölcükleri kuruduğunda akciğerli balık diğer canlılardan
çok farklı bir yöntem kullanarak kurak mevsimi geçirir. Balık çamurda
üzerini örter ve bu şekilde yağmurların yağmasını bekler. Bu bekleyiş
bazen yıllarca sürer ve tekrar yağmur mevsimi geldiğinde akciğerli
balık sudaki yaşantısına kaldığı yerden geri döner. Diğer balıklardan
farklı özelliklere sahip olan akciğerli balık Allah'ın çeşitli yaratmasının
örneklerinden yalnızca bir tanesidir.
Our Amazing World Of Nature, Its Marvels & Mysteries Reader's Digest,
s. 13-15
Rakunların Gözleri
Rakunlar çok geniş bir alana yayılmış olan bölgelerinde devriye gezmek
için, genellikle karanlık bastırıncaya kadar bekler. Gece karanlıkta
bile çok iyi görmelerini sağlayan gözlere sahip oldukları için de
avlanırken hiç zorlanmazlar. Rakunlar hemen hemen buldukları herşeyi
yiyebilen canlılardır. Suyun sığ olduğu bölgelerdeki kerevit balıklarını
yakalayabilecekleri bir akarsu ya da dallarından meyveler sarkan meyve
bahçeleri rakunların av sahaları olabilir.
Our Amazing World Of Nature, Its Marvels & Mysteries Reader's Digest,
s. 309
Örümcek Yengeçlerinin
Yaşamları
Mercan resiflerinde yaşayan örümcek yengeçleri, beslenmek için gece
olmasını bekler. Gece olduğunda ise mercanların üzerine çıkarlar.
Bunun nedeni sudaki akıntının yengeçlerin bulunduğu yere çok sayıda
besin parçası getirmesidir. Yengeçler akıntıyla yüzen bu besinleri
yakalayabilmek için dikenli bacaklarını kullanır. Hava aydınlanmaya
başladığında ise suyun derinliklerine doğru ilerlemeye başlarlar.
Örümcek yengeçleri aç balıklara ve en büyük düşmanları olan mürekkep
balıklarına yakalanmamak için derinlerdeki kayalıkların yarıklarına
saklanır. Başka bir önlem olarak da deniz bitkilerinden olan Anemonlar'ın
zehirli dokunaçlarının altına gizlenirler. Eğer karanlıktaki bir yengecin
üzerini ışıkla aydınlatırsanız hemen beslenmeyi bırakacak ve yaklaşık
30 saniye içinde derinlere doğru ilerlemeye başlayacaktır.
Jill Bailey, Anticipating The Seasons, Nature Watch Series, s. 18
Çekirgelerin Ötüş
Teknikleri
Bir çekirge 800-1000 metre uzaklıktan duyulan sesler çıkarır. Bunu
havayı hareket ettirerek başarır. Küçük bir hesap yapılacak olunursa
çekirgenin yaptığı işin önemi daha iyi kavranacaktır. Havanın yoğunluğunu
1293 kg/cm3 olarak alalım. Yarıçapı 800-1000 metre olan bir yarı kürenin
kütlesi yaklaşık bir milyon tondur. Çekirge gibi küçük bir hayvan
yalnız bir organıyla bu kadar büyük bir kütleyi nasıl harekete geçirebilmektedir?
Çekirge, çevresindeki hava kütlesinin hepsini bir anda hareket ettirmez.
Her titreşimde çevresine en yakın hava tabakasını sıkıştırır. Bu titreşim
donup kalmaz. Her yöne yayılır çünkü hava esnektir. Sıkıştırmadan
önce havayı dışa doğru iter, sonra itilen tabaka içe doğru geriler
ve çevresini sıkıştırır. Böylece bir seri sıkıştırmayla ses dışa doğru
yayılır.
Bilim ve Teknik Dergisi, Şubat 1985, s. 33
Hayvanların Etkili
Tedavi Yöntemleri: Su Aygırı, Manda, Gergedan, Fil
Doğadaki canlılardan çoğu kendi rahatsızlıklarını kendileri tedavi
eder. Örneğin su aygırı, manda, fil ve gergedan gibi canlılar derilerindeki
parazitlerden kurtulmak için çamurda banyo yaparlar. Bunun nedeni
çamurda hiçbir mikrop ve parazitin yaşamamasıdır. Çamurun faydaları
sadece bu kadarla sınırlı değildir. Özellikle killi çamur mikrop barındırmamasının
yanında aynı zamanda yaraların kabuk bağlayıp kapanmasını da kolaylaştırıcı
bir özelliğe sahiptir. Bütün hayvanlar içinde özellikle filler antiseptik
yapıdaki killi toprak parçalarını büyük bir özenle yaralarına sürerler
veya hortumlarıyla yaralarının üzerine kabuk bağlaması için toz atarlar.
Killi toprağın başka bir özelliği de kaolin maddesi açısından zengin
olmasıdır. Hayvanların kendi kendilerini tedavi etmek için kullandıkları
yöntemlerdeki dikkat çeken nokta hepsinin ne yapacaklarını çok iyi
bilmeleri, hangi hastalığa neyin iyi geleceğini tespit etmeleridir.
Bir gergedanın, bir filin ya da herhangi başka bir canlının toprakta
bulunan bir maddenin antiseptik özelliğinin olduğunu bilmesine elbette
ki imkan yoktur. Doğadaki tüm canlılar Allah'ın ilhamıyla hareket
eder. Üstün ilim sahibi olan Allah gözetendir, yarattıklarını koruyandır.
Hayvanlar için parazitlerden kurtulmanın en etkili ve kolay yöntemi
çamur banyosu yapmaktır. Fillerin ve su aygırılarının yanı sıra bizonlar
ve Amerikan bufaloları da toz banyosu yaparak temizlenir. Bu banyo
sayesinde bufalo gevşek derisini değiştirir. Yeni derilerinin üzerinde
kalan ince toz tabakası böceklerin bu canlıları ısırmasını engeller.
Noel Grove-Stephen J. Karemann, Preserving Edens, s.99