Mavi Hamlet, mercanlarda yaşayan parlak renkli bir balıktır. Başının
iki yanında yer alan ve bedenine göre oldukça büyük olan gözleri vardır.
Gece avlanan mavi hamlet balığı bu sayede avını hiç zorlanmadan bulabilir.
Gündüz vakitlerinde ise mercan resiflerinin kuytu köşelerinde düşmanlarından
saklanır.
Our Amazing World Of Nature, Its Marvels & Mysteries Reader's Digest,
s. 145
Morina Balığı & Meyve Sineği
Doğadaki pek çok canlı sayı olarak çok fazla yumurta bırakır. Örneğin
tek bir dişi Morina balığı bir seferde 6 milyon yumurta yumurtlar.
Deniz tarakları da tek bir yumurtlamada 1 milyar yumurta üretebilir.
Ve bu üretkenlik özelliklerini deniz tarakları 30 ya da 40 yıl boyunca
sürdürür. Karadaki böcekler de aynı stratejiyi kullanır. Örneğin dişi
meyve sinekleri her seferde 100'er yumurtalık kümeler bırakır. Bu
kadar çok sayıda yumurta üretimi, türlerin soylarının korunması için
alınmış ek bir önlemdir. Canlıların tümü kendilerini yaratan Allah'ın
kontrolü altındadır. Allah koruyandır, gözetendir ve her canlının
ihtiyacını en iyi bilendir.
David Attenborough, The Trials of Life, s. 16
Dayanıklı Tatarcık
Larvaları
Nijerya'da yaşayan bazı tatarcıkların larvaları kayalıklarda bulunan
derin olmayan gölcüklerde yaşar. Kayalık gölcüklerinin suyu çekildiğinde
larvalar da vücutlarındaki suyun %92'sini kaybederek kurur ama ölmezler.
Bu özellikleri sayesinde larvalar 1000C'den daha yüksek ısılara bile
dayanabilir. Öyle ki, kurumuş larvalar 10 yıl sonra bile suyun içerisine
konulduklarında birkaç saat içinde normal hayatlarına geri dönebilir.
Tatarcıkların vücutlarının %92'si kurumuşken tekrar yaşama dönebilecek
bir yapıya sahip olmaları, Allah'ın varlığının ve üstün kudretinin
sayısız delilinden yalnızca bir tanesidir.
Jill Bailey, Anticipating The Seasons, s. 30
Sümsük Kuşları
Allah yarattığı tüm canlılara birbirinden farklı özellikler vermiştir.
Örneğin sadece kuşların arasında bile binlerce farklı çeşitte üreme,
yuva yapma, avlanma ve beslenme şekilleri vardır. Bu şekillerden tek
bir tanesini incelemek bile Allah'ın sınırsız gücünü görmek için yeterli
olacaktır. Dünyadaki çok sayıdaki kuş çeşidinden Sümsük kuşlarını
ele alalım. Sümsük kuşları öncelikle çok iyi birer dalıcıdır. Kanatlarını
çırparak ya da süzülerek uçtukları 30 metre kadar yükseklikten gözlerine
kestirdikleri balıkları avlamak için kanatlarını kapatır, ok gibi
dimdik suya dalar. Ilıman ve sıcak bölgelerde yaşayan bu kuşlar zamanlarını
büyük ölçüde denizlerde geçirir, kıyılarda ya da adalarda koloniler
halinde ürerler. Kolonideki yuvalar deniz yosunları ve çamurdan yapılmıştır.
Kuzey yarı kürede yaşayan Sümsük kuşları bir, Güney yarı kürede yaşayanlarsa
iki tane yumurta bırakırlar. İki aylık olduklarında erişkinler tarafından
yalnız bırakılan yavrular açlık hissiyle av bulmaya çıkar ve çoğu
kez yuvalarından çıktıklarında hemen uçmaya başlarlar.
Temel Britannica Ansiklopedisi, Cilt 6, s. 204
Çakır Kuşu
Çakır kuşu yırtıcı atmacalardan biridir. Havada süzülürken 800-1000
m. yukarıdan tavşan yavrularını fark edebilecek kadar keskin gözlere
sahiptir. Çok usta bir avcı olmasına rağmen Çakır kuşunun avlanırken
başarılı olamadığı zamanlar da vardır. Çakır kuşu tavşan ve diğer
memelileri yakalamak için dalışa geçtiğinde yakınlarında Karakuşlar'ın
özellikle Alkanatlı Karakuşlar'ın bulunması bir dezavantajdır. Çünkü
bu kuşlar acı çığlıklar atarak tavşanlara Çakır kuşunun geldiğini
haber verirler. Bu da Çakır kuşunun avını kaçırması demektir.
Bilim ve Teknik Dergisi, Ağustos 1986, s. 33
Sperm
Balinaları
Sperm balinalarının dişileri ve erkekleri normal zamanlarda birbirlerinden
ayrı yaşar. Tercih ettikleri sular birbirlerinden tamamen farklıdır.
Dişiler yaşamlarının büyük bir kısmını sıcak iklime sahip tropikal
ve astropikal sularda geçirir, erkekler ise dev boyutlardaki mürekkep
balıklarını avlamak için Kuzey Kutbu ve Antartika denizlerinin derinliklerine
dalar. Dişilerden üç kat daha ağır olan erkek balinalar sadece çiftleşmek
için tropikal bölgelere gelir. Erkek Sperm balinaları 20 m. uzunluğa
sahip dev canlılardır. Tüm hayvanlar içinde en büyük beyne sahiptirler
ve beyinleri şekil ve büyüklük olarak bir basketbol topuna benzer.
International Wildlife, May/June 1995, s. 8
Sperm balinalarının köşeli alınlarında ispermeçet adı verilen bir
organ bulunur. Kaslar ve yağ ile çevrilmiş sert ve lifli bir kılıf
olan bu organın görevi, derin dalışlarda canlının kolay hareket etmesini
ve basınç ayarlaması yapmasını sağlamaktır. Sperm balinalarının su
püskürtme delikleri de başka hiçbir balinada olmayan bir yerdedir.
Balinaların alınlarının ön sol ucunda bulunan bu delikten çıkan su,
her zaman balinanın solundan 450lik açı ile fışkırır.
Dr. Tony Hare, Animal Fact File, s.164
Ağaç
Kurbağaları
Ağaç kurbağalarından Hyla arborea kendi boyutuna göre çok uzun bacakları
olan (yaklaşık olarak 5 cm.) orta büyüklükte bir kurbağadır. Bu kurbağa
gece faaliyet gösterir ve parlak yeşil rengiyle gün boyunca mükemmel
bir kamuflaj örneği sergiler. Bu sayede düşmanlarına yem olmaktan
kurtulur. Ağaç kurbağaları oldukça çevik, hareketli hayvanlardır.
En ince dallara bile rahatça tırmanabilir, buralarda hiç zorlanmadan
yürüyebilirler. Küçük Cricket kurbağası ise (Acris gryllus) Kuzey
Amerika'da yaşayan 3 cm. boyunda bir ağaç kurbağasıdır. Ve kendi boyunun
3 katı kadar sıçrayabilir. Yapışkan tabanları bu kurbağaların dallara
ve yapraklara tırmanabilmelerini sağlar. Uzun ince ayak parmakları
da böcekleri yakalamaya çalışırken ağaç dallarını sıkıca kavrayabilmelerine
yardımcı olur. Geceleyin avlanan bu kurbağalar çok keskin bir görüş
gücüne sahiptirler. Guinnes Books, Remarkable Animals, A Unique Encyc.
of Wildlife Wonders, s. 203 RESİMALTI Ağaç kurbağaları orman şartlarında
rahatlıkla yaşamalarını sağlayacak her türlü özellikle birlikte Allah
tarafından yaratılmıştır. Dünyada 500 farklı tür ağaç kurbağası bulunmaktadır
ve bu türlerin her biri eş ararken kendine özgü bir ses çıkarır.
Bir buçuk ayak orkidesinin nektarı 30 cm. kadar derindedir. Nektarı
bu kadar derinde olan bir çiçeğin döllenmesi oldukça zordur. Bu çiçeklerin
nasıl olup da çoğaldıkları sorusunun cevabını merak eden bilim adamları
çeşitli araştırmalar yapmışlardır. Araştırmaların sonunda bu orkidenin,
kullanmadığı zaman ağzında yumak gibi sarılı duran 25 cm.lik dili
olan bir kelebek türü tarafından döllendiği bulunmuştur. Bu kelebek,
ismi "sarı kelebek" anlamına gelen Xanthropan morgani predicta'dır.
Bilim ve Teknik Dergisi, Şubat 1985, s. 32
Anoller'in Renkli
Keseleri
Anoller başları üçgen biçiminde, uzun çeneli bir kertenkele türüdür.
İnce vücutları ve kamçıya benzer kuyrukları vardır. Ayaklarında ise
hem sivri tırnakları hem de eklemlerinden birinde oluklar şeklinde
yapışkan yastıkçıklar vardır. Anol bunların yardımıyla dimdik duvarlara
bile tırmanabilir. Erkeklerin boyunlarında ise yassı bir kese bulunur.
Bu kese heyecanlandıkları zaman kaslar yardımıyla genişler. O zaman
deri de gerilir ve pullarının arasındaki ilginç ve renkli şekiller
ortaya çıkar.
Hayvanlar Ans., C.B.P.C Publishing, Sürüngenler, s. 154
Bombus Arıları
Bombus, renkli tüyleri olan, türdeşlerine göre oldukça iri yapılı
ve genelde toprak altında yaşayan bir yaban arısı türüdür. Bombuslar'ın
uzun dilli türleri, çiçek borusu uzun olan çiçeklerden de çiçek tozu
ve bal özü alabilir. Bu, diğer arılar için oldukça zor hatta imkansız
bir işlemdir. Hatta bazı türler, bal özüne ulaşabilmek için önce çiçeğin
dış kısmını ısırır ve açtıkları delikten dillerini içeri sokarak kolayca
beslenir. Bombuslar'ın göğüs bölgesinde tutunma ve yürümeyi sağlayan
üç çift bacakları vardır. Bu bacaklardan birinci çift, antenlere bulaşan
çiçek tozlarını ve diğer tozları temizlemek için özel temizlik gereçleri
ile donatılmıştır. Bu sayede koku alma organı olan antenler sürekli
temiz tutulur. Bombuslar'ın diğer bacaklarında çiçek tozu taşımak
için sepetçikler ve çiçek tozlarını doldurmaya, gerektiğinde sıkıştırmaya
yarayan fırçalar bulunur. Bombuslar vücut ağırlıklarının yarısı kadar
yükü rahatlıkla taşır. Bu arılar zar şeklindeki iki çift kanatları
sayesinde uçar. Birinci çift kanadın arka kenarında, ikinci çift kanadın
ise ön kenarında bir seri kanca bulunur. Bunlar uçuş sırasında birbirine
kenetlenir, böylece ön ve arka kanatlar birlikte ve daha güçlü hareket
edebilir. Bunun dışında uçuş için ısı üretimi de zorunludur. Aktif
olarak uçan bir Bombus'ta gövde bölgesinin sıcaklığı 35-40oC olur.
Bunun için Bombuslar uçuşa geçmeden önce belli bir süre ısınır.
Resimdeki bombus arısı ve deve dikeni çiçeği karşılıklı olarak birbirlerine
fayda sağlayan bir ortaklık içindedirler. Deve dikeni, bir yaban arısı
olan Bombus'a polen ve nektar sağlar; yaban arısı da aynı türe ait
çiçekler arasında, bir çiçekten diğerine hareket ederek topladığı
polenleri taşır ve deve dikeni çiçeğini döller
Aslan M. B. "Doğu Akdeniz Bölgesinde Bombus Arı Türleri Üzerine Faunistik
ve Taksonomik Çalışmalar", Ç. Ü. Fen Bil. Ens. Bitki Koruma Ana Bilim
Dalı Yük. Lisans Tezi, Adana, 1997 RESİMALTI .
Yılan Boyunlu Kaplumbağalar
Yılan boyunlu kaplumbağaların en önemli özellikleri uzun boyunlarıdır.
İlginç bir görünümleri olan ve tatlı sularda yaşayan bu canlılar sığ
suda dipte yatarken bile uzun boyunları sayesinde kolaylıkla nefes
alabilir. Bu kaplumbağaların başka bir türü "Kokulu kaplumbağa" olarak
bilinir. Kokulu kaplumbağalar ürktükleri zaman dört bacaklarının dibindeki
bezlerden çok keskin bir koku çıkarır.
Hayvanlar Ans., C.B.P.C Publishing, Sürüngenler, s. 130
Okyanustaki Antifrizli
Balıklar
Soğuk denizlerde yaşayan balıkların derileri ya da solungaçları buzla
temas ederse vücut sıvıları hemen donmaya başlar ve sonunda balıklar
ölürler. Bunun nedeni vücut sıvılarında oluşan buz kristallerinin
süratle artmasıdır. Bütün olumsuz koşullarına rağmen soğuk bölgelerde
yaşayan pek çok balık türü vardır. Bu bölgelerdeki bazı türler deniz
suyu sıcaklığının -1.80C olduğu derin sulara çekilerek donmaktan kurtulurlar.
Ancak Antartika'da bu sıcaklık derecesinin çok altında sıcaklıklarda
bile yaşayabilen balıklar da bulunmaktadır. Bunu Allah'ın kendileri
için yaratmış olduğu özel vücut sistemleri sayesinde başarmaktadırlar.
Bu balıkların kanlarının içinde bir araba radyatöründeki antifriz
(donmayı engelleyen) maddesi gibi işleyen kimyasal maddeler vardır.
Bu kimyasallar Antartika Okyanusu'nun en düşük sıcaklıklarında bile
balıkların vücutlarını donmaktan kurtarmaktadır.
Michael Scott, The Young Oxford Book of Ecology, s. 47
Kırmızı Yarasaların
Dayanıklılığı
Kırmızı yarasalar tek başlarına ya da gruplar halinde ağaçlarda ya
da çalılıklarda tüner. Bu şekilde ağaç gövdesini siper edinerek kolaylıkla
gizlenebilirler. Koyu kırmızı renkleri çok etkili bir şekilde kamuflaj
yapmalarını sağlar. Yaptıkları kamuflaj o kadar etkilidir ki, özellikle
sonbahar ayı süresince düşmanları onları ölü yaprak zanneder. Ayrıca
kırmızı yarasalar çok iyi birer uçucudur. Öyle ki dişi yarasa iki
ya da üç yavrusu kürküne yapışmış olduğu halde onları taşıyarak uçabilir.
Bu yük dişinin kendi vücut ağırlığını aşmaktadır. Kanada ve Kuzey
Amerika'da yaşayan kırmızı yarasa nüfusunun çoğu kışın güneye doğru
göç eder. Bazı türler kışlarını Kuzey Amerika'da geçirmek için 2000
km. kadar yolculuk yapabilir. Kırmızı yarasaların başka bir özellikleri
de ağır bir kürke sahip olmalarıdır. Ayrıca diğer yarasalar arasında
en fazla kırmızı kan hücresine sahip olan tür de kırmızı yarasalardır.
Kış uykusuna yattığında soğuğa maruz kalan vücut bölgelerini minimuma
indirmek için bir top gibi kıvrılarak uyur. Kış uykusuna yattıkları
zaman dokuları -260C kadar düşük ısılara bile rahatlıkla dayanabilir.
Guinness Books, Remarkable Animals, A Unique Encyc. of Wildlife Wonders,
s. 21
Akgerdanlı Serçeler
Akgerdanlı serçeler, belirgin biçimde beyaz bir boyuna ve siyah-beyaz
çizgili bir başa sahip olan kuşlardır. Kuzey Amerika'da yaşarlar.
Akgerdanlı serçelerin erkeklerinin her birinin kendilerine ait bölgeleri
vardır. Bu bölgeyi korumak için erkekler savunma ötüşleri yapar. Bütün
Akgerdanlı erkek serçeler temelde aynı ezgiyle öter, ama her erkek,
türe özgü olan bu ezgiye sadık kalırken bir yandan da bazı değişiklikler
yapar. Örneğin perdede hafif bir değişiklik yaparak şarkıya kendi
özelliğini katar. Bu değişiklik sayesinde diğer erkek ve dişi kuşlar
bölgenin kime ait olduğunu hemen anlar. İlkbaharda erkek kuşlar, dişilerin
yuva yaparak yavrularını büyüttükleri, her biri yaklaşık 3.000 m2.
genişliğe sahip olan üreme alanları oluşturur.
Marian Stamp Dawkins, Through Our Eyes Only?/The Search For Animal
Consciousness, s. 59
Elektrik Üreten Balıklar
Elektrik üreten balıklardan torpil balığı 1000 voltluk elektrik üretebilir.
Bu, inanılması güç bir özelliktir, çünkü bu güçte bir elektrik bütün
bir evi aydınlatabilmek için yeterlidir.
Dolphin Log, July 1992, s. 19
Deve Kuşlarının İlginç
Kuluçka Sistemleri
Deve kuşlarının ilginç bir kuluçka sistemleri vardır. Sürü halinde
yaşayan deve kuşlarından yarım düzine kadarı, yumurtalarını ortak
bir yuvaya bırakır. Hiçbir özelliği olmayan sadece sığ bir çukur olan
bu yuvada her biri 1.5 kg. gelen 40 kadar yumurta bulunur. Yumurtaların
tümünü koruma görevi tek bir dişi deve kuşuna aittir. Kuluçkaya yatan
dişiye bir erkek kuş yardım eder. Ancak dişi kuş sadece 20 kadar yumurtanın
üzerinde yatabilir. Bu nedenle fazla yumurtaları yuvanın dışına iter.
Yapılan incelemeler sonucunda deve kuşlarının bu itme işlemini rastgele
yapmadıkları bulunmuştur. Deve kuşu kendi yumurtalarını kuluçkaya
yatacağı yumurtaların arasına alırken, başka dişilere ait olan yumurtaları
ise dışarıya atmaktadır. Bu ayrımı deve kuşunun nasıl yaptığını bulabilmek
için bilim adamları yumurtalara numaralar vermişlerdir. Yumurtaların
yerini değiştirerek, eski ve yeni yumurtalar karıştırılarak yapılan
tüm deneylerde sonucun değişmediği görülmüştür. Bilim adamlarının
vardıkları sonuç deve kuşlarının yumurtalarını, yüzeylerindeki deliklerin
dağılımı sayesinde tanıdıkları olmuştur. Bütün yumurtaların kabuklarında,
civcivin nefes almasına imkan veren minik "hava delikleri" vardır.
Bu deliklerin kabuk üzerindeki yerleri her yumurtada biraz farklıdır.
İşte bu delikler sayesinde deve kuşlarının yumurtalar arasında ayrım
yapabildiği düşünülmektedir.
Deve kuşu sürülerindeki bütün yumurtaların bakımını tek bir dişi üstlenir.
Ancak yuva belli sayıda yavruyu barındırabildiği için bu dişi önceliği
kendi yumurtalarına verecektir. Deve kuşları kendi yumurtalarını kabukların
üzerindeki hava delikleri sayesinde ayırt edebilmektedirler.
Marian Stamp Dawkins, Through Our Eyes Only?/The Search For Animal
Consciousness, s. 38-39 RESİMALTI
Antifriz Sistemli
Canlılar : Buzul Yaykuyruklusu, Kar Piresi
Buzul yaykuyruklusu ve kar piresi çok düşük sıcaklıklarda bile hayatta
kalabilen canlılardır. Donma noktasının altındaki sıcaklık derecesinde
birçok hayvan hareketsizleşir ya da ölür, fakat buzul yaykuyruklusu
bu sıcaklık derecesinde rahatlıkla hareket edebilir ve sıçrayabilir.
Bu dayanıklılıklarının nedeni vücutlarındaki antifriz sistemi dir.
Bu sayede her iki canlı da çok düşük sıcaklıklarla bile başa çıkabilmektedirler.
Hatta bazıları bir buzulun içerisinde hiçbir zarar görmeden 3 yıl
boyunca yaşayabilir. Yaykuyruklular, yaylarını bir kaçış mekanizması
olarak kullanırlar. Bu yay, vücutlarının alt kısmında arkaya doğru
kıvrılmış olan ek parçadır. Bu ek parça (furcula) genellikle uç kısımda
çatallaşmaktadır.
Guinness Books, Remarkable Animals, A Unique Encyc. of Wildlife Wonders,
s.207
Mantar Sivrisinekleri
Mantar sivrisinekleri Yeni Zelanda'da mağaralarda, içi boş ağaçlarda
ya da karanlık ve nemli yerlerde yaşayan küçük, sineğe benzeyen böceklerdir.
Bir tür mantar sivrisineği kendi ürettiği salgı ile şeffaf bir tüpe
benzeyen bir yuva yapar. Bu tüpten, her biri 50 cm. uzunluğunda olan
ve dışı yapışkan bir madde ile kaplı olan lifler sarkar. Böceklerin
larvaları bu tüpün içinde yaşar ve ışıklı kuyruklarını lifleri aydınlatmak
için kullanırlar. Bulunduğu yerden 70 cm.'ye kadar uzayabilen lifler
larvanın yuvasından aşağıya doğru sallanır ve üzerlerindeki yapışkan
tabakayla böceklere tuzak kurmaya hazır halde beklerler. Tatarcıklar,
güveler ve diğer böcekler bir süre sonra bu parıldayan perdenin cazibesine
kapılır. Böcek bu liflerden birine dokunduğunda, yapışkan damlaların
tuzağına düşer. Kaçmaya çalıştığında ise titreşimler lifi hareketlendirir
ve tüpün içinden çıkacak olan larvayı alarma geçirir. Larva sanki
balığı sürükleyen olta gibi ipi çeker ve avını yutar. Larvanın ucundaki
ışık, vücudunun içindeki kimyasal reaksiyon sayesinde oluşur. Yetişkin
mantar sivrisinekleri de aynı şekilde bu tuzağa düşebilirler ama genellikle
kaçmayı başarırlar. Dişiler çoğunlukla sayıları 130'u bulan yumurtalarını
mağaranın duvarlarına ya da tavanına bırakır. Bu böcekler larva ve
pupa evrelerinde olduğu gibi yetişkin olduklarında da ışık üretebilir.
Anita Ganeri, Creatures That Glow in The Dark, s. 20-21
Öküz Başlı Antilopların
Hızları
Öküz başlı Güney Afrika antilopları görünüş olarak bufalolara benzer.
Sürüler halinde yaşayan bu antilop türünün bazen 100, hatta daha fazla
üyesi birarada bulunur. Son derece hızlı hareket edebilen bu antilop
türü, düşmanları tarafından takip edildiğinde yarış atlarından daha
hızlı koşabilir. Güney Afrika antiloplarının buzağıları da son derece
hızlıdır. Öyle ki, sadece iki günlükken bile büyüklerinden geride
kalmayacak şekilde hızlı koşabilirler. Zorlu koşullarda yaşayan bu
canlılar Allah'ın onlara verdiği bu özellikler sayesinde yaşamlarını
rahat bir şekilde sürdürebilir.
Our Amazing World Of Nature, Its Marvels & Mysteries Reader's Digest,
s. 177