Urocta durandi cinsi örümcek, yuva yaparken kaya ve taşların oyuklarına,
bildiğimiz örümcek ağı yerine, yuvarlak çadır şeklinde bir yapı inşa
eder. Bu örümcek, imal etmiş olduğu yapının kemerinden yere doğru
sarkarak durur. Çapları 2 ile 5 cm. arasında değişim gösteren çadırların
4 ile 6 arasında değişen giriş-çıkışları vardır. Her kapının girişinde,
çadırı yere bağlayan iki tane sinyal iplikçiği bulunur. Eğer bir böcek
bu iplikçiğe dokunacak olursa, çadırın taban kısmında pusu kuran örümceğe
titreşim uyarıları anında ulaşır. Örümcek yerinden hemen çıkar ve
avını çok hızlı bir şekilde bağlayarak, paket haline getirir ve sonra
geriye döner.
Bilim ve Teknik, Sayı 342, s.100
SFENKS GÜVESİ
Kelebekler ve pervaneler çiçekleri sürekli ziyaret eden böceklerdendir.
Bu hayvanlar çiçek özünü emebilmek için, uzun bir hortum olan emme
tüplerini kullanırlar. Bu yapı hayvanın boyundan daha uzun olabilir;
kullanılmadığında katlanarak karın altında saklanır. Bunun en güzel
örneği Atmaca güvesi'dir. Sfenks güvesi diye de adlandırılan bu güvenin
en önemli özelliği uzun hortumudur. Bu sayede başka böceklerin bal
özlerini alamadığı bitkilerden kolaylıkla bal özlerini alır.
Görsel Okul Ans., Cilt 4, s.225
TROCHIDAE
Trochidae familyasına ait bazı salyangozlar taşların üzerinde bulunan
alglerle beslenirler. Fakat, bu beslenme sırasında kendileri de başka
deniz canlılarının tehdidi altındadırlar. Salyangozların özellikle
sırt ve yan tarafları, diğer canlılar için güzel bir besin kaynağıdır.
Bu salyangozlar düşmanlarının tehditlerinden korunmak için, yapışkan
özelliği olan ayak tabanlarının yardımıyla kendilerini korumada kullanacakları
uygun taşları seçerler. Bu taşların sağladığı ağırlık sayesinde vücutlarını
ters döndürerek daha önceden yassı bir taş ile kazdıkları çukurlara
kendilerini gömerler, böylece düşmanlarından korunmuş olurlar.
Bilim ve Teknik, Sayı 342, s.100
KUM KAZICI YABAN
ARISI
Kum kazıcı yaban arılarının bir türü olan A.hungarica arıları, yuva
yapımında oldukça özenlidirler. Öncelikle çeneleri arasına aldıkları
taşları yuvaya taşırlar. Getirilen taşlar, yaban arısının yuvasını
oluşturacak galerilerin açılmasında kullanılır. Galeri açma işleminin
1-2 dakikada tamamlanmasına karşılık, galerilerin taşlarla düzeltilmesi
ve parlatılması yarım saat ila 1 saat arasında vakit alabilir. Toprağın
kazılması sırasında yabanarısı 7 taş değiştirir. Ayrıca yaban arıları
yuva yapımında kullanılacak olan harcın hammaddesi olan kuru toprağı
nemli hale getirmek için de çiçek nektarından faydalanırlar.
Bilim ve Teknik, Sayı 342, s.100
SİNCAP
Yer sincapları doğadaki en becerikli mimarlardandırlar. Kazdıkları
tüneller bunun en açık kanıtıdır. Bu tünellerin girişinde göze çarpan
toprak öbekleri araştırmacılar tarafından değişik şekillerde yorumlanmaktadır;
gözetleme noktası, korunak gibi… Uzunlukları 10-30 m. arasında, derinlikleriyse
1-5 m. arasında değişen bu tüneller U şeklinde olduklarından iki girişleri
vardır. Kimi zaman bir üçüncü girişin görüldüğü de olur. İki tip tünel
girişi vardır: Yayvan yapıda olanlar ve volkan ağzını andıranlar.
Araştırmalarla saptanmış bir durum da yayvan şekildeki bir girişin
her zaman volkan şeklindeki girişe bağlı olduğudur. Daha ilginç olan
noktaysa bu iki ağız arasında bir havalandırma sisteminin bulunmasıdır.
Eğer havalandırma sistemi olmasaydı kuşkusuz bu ilginç hayvanlar yerin
altında yaşama olanağı bulamazlardı; oysa 0.45 m./sn'lik bir rüzgarın
10 dakika içinde tamamen havalandırılabildiği kusursuz tünel sistemi
sayesinde rahatça yaşayabilmektedirler.
Görsel Bilim ve Teknik Ans., Cilt 9, s.3029
ANTHOSCOPUS
Bazı Güney Afrika kuşları (Anthoscopuslar), iki bölüme ayrılmış olan
özel yuvalar kurarlar. Bu yuvalarda kuluçka odasının asıl girişi gizlenmiştir.
Yuvanın diğer girişi ise ortada bir yerdedir. Bu avcı hayvanlar için
özel olarak hazırlanmış bir aldatmacadır.
Giovanni G. Bellani, Quand L'Oiseau Fait Son Nid, s.24
SU KERTENKELESİ
Suda yürüyen kertenkele saniyede 20 adım atarak suyun üstünde çılgınca
koşar. Ayakları suya değdiği anda, her bir parmak iyice kasılarak
ayağın yüzey alanının artmasını ve suyu kolayca itmesini sağlar. Böylelikle
ayaklar, vücudun ağırlığını rahatlıkla dengelerler. Kertenkelenin
ayakları suyu ittiğinde, bir hava baloncuğu oluşturarak fazladan destek
sağlar ve diğer ayağın dönüşünü tamamlayıp suya değmesi için zaman
kazandırır. Ağırlık ikinci ayağa aktarılırken kertenkele, baloncuk
yok olmadan önce birinci ayağını sudan çeker. Hava baloncuğu çok önemlidir,
çünkü ayağı doğrudan suya değecek olsa, kertenkele suya düşebilir.
Ayrıca kertenkelenin hareketi insanla kıyaslandığında, insanın bu
hareketi gerçekleştirebilmesi için saniyede 30 m. koşması ve azami
kas esnemesinin 15 katı bir esneme yapması gerekir ki, bu olanaksızdır.
Scientific American, Eylül 1997, s.68
GERGEDAN
Birbirinden tamamen farklı olan hayvanlar arasında, savunma nedenleriyle
garip ilişkiler kurulur. Örneğin antiloplar ve gergedanlar sırtlarına
tutunan ve bağırıp çığlık atarak onları tehlikeye karşı uyaran küçük
kuşlarla birlikte yaşarlar. Bu kuşların bu ortaklıktan çıkarı ise,
bu memelilerin derilerinde kümelenen böcek larvalarını yemeleridir.
Görsel Okul Ans., Cilt 4, s.349
KUŞLAR
Kuşlarda yumurtalarının biçimi kuluçka sırasında ısı kaybını en aza
indirmeye yarar. Örneğin güvercinler iki oval yumurta yumurtlarlar;
bu sayede yumurtalar birbirlerine yaslanabilirler. Eğer yumurtalar
küre biçiminde olsalardı bu mümkün olmazdı. Kutuplarda yaşayan bazı
penguen benzeri kuşlar, armut biçimli yumurta yumurtlarlar, böylece
yumurtalar yere iyice oturur ve uçurumdan aşağı yuvarlanmazlar. Timsah
bekçisi diye bilinen bazı Afrika yağmur kuşları bir ucu sivri, bir
ucu yuvarlak 4 yumurta yumurtlarlar; bu sayede yumurtalar üst üste
binebilir.
Science et Vie, Temmuz 1998
MÜREKKEP BALIĞI
Mürekkep balıklarının mükemmel refleksleri vardır ve saatte 11 km.
hızla ilerleyebilirler. Salyangozlarla mürekkep balıklarını karşılaştıran
bilim adamları, mürekkep balıklarında sodyum kanallarının bulunduğunu
görmüşlerdir. Bunlar sinir hücrelerindeki zarları büken proteinden
oluşan gözeneklerdir. Mürekkep balığının hücreleri uyarıldığında sodyum
kanalları açılır ve beyin ve kas lifleri boyunca sinirlere işaret
gönderir. Bu son derece hızlı bir şekilde gerçekleşir. Pleurobranchoca
denilen deniz salyangozunun kanalları 3 milisaniyede açılır ve bunu
saniyede 30 kere tekrarlayabilir. Mürekkep balığının kanalları ise
7 kat hızlı açılır ve bu işlemi saniyede 200 kere tekrarlayabilir.
Bilim ve Teknik, Sayı 356, s.10
DAĞ SIÇANI
Dağ sıçanları sonbaharda kış uykusuna yatarlar. Bunun için yuvalarındaki
odacıklardan birine çekilerek, yuvanın ağzını toprakla kaparlar. Sonra
bedenlerini yuvarlayarak bir top halini alır ve derin bir uykuya dalarlar.
Dağ sıçanlarının solunumu hemen hemen 'durdu' denecek derecede yavaşlar.
Sıçanlar normal zamanlarda dakikada 262 defa soluk alırken, kış uykusuna
yattıklarında bu sayı 14'e düşer. Bu arada vücut ısıları da yavaş
yavaş 140C ile 40C'ye iner. Oysa hayvanın normal vücut ısısı 37-400C
arasındadır.
Hayvanlar Ans., C.B.P.C Publishing, Memeliler, s.241
ORNITORENK
Ördek köstebeği olarak adlandırılan Ornitorenkler'in ilginç özelliklerinden
biri dişilerinin 7.5-10.5 m. uzunluğunda, dönemeçli yuvalar kazmalarıdır.
Hayvan tünelin ucuna bir yuva odacığı kazar ve bu bölmeyi öncelikle
ıslak ot ve yapraklarla astarlar. Dişi, ot ve yaprak yığınlarını kuyruğu
ile taşır. Islak otlar yumuşak kabuklu yumurtaların kurumasını engellemeye
yarayacaktır. Çiftleştikten iki hafta sonra, dişi Ornitorenk yumurtlamak
için yuvaya çekilirken, tünele yer yer toprak engeller yapar. Kalınlığı
20 cm. kadar olan bu engelleri kuyruğuyla bastırarak sağlamlaştırır.
7 ila 10 gün süren kuluçka döneminde yuvasından ender çıkar; her çıkışında
toprak engelleri yeniden yapar. Bu engeller Ornitorenkler için bir
savunma aracıdır.
Hayvanlar Ans., C.B.P.C Publishing, Memeliler, s.173-174
SU SAMURU
Su samuru nesli tükenmekte iken son anda kurtarılan hayvanlardan bir
tanesidir. Yumuşak, kalın ve kadifemsi kürkü için avlanmaktadır. Su
samurlarının kürkü o kadar etkili bir koruyucudur ki, samurlar günlerce
derileri ıslanmadan yüzebilirler. Kalın kürk su samurunu aynı zamanda
soğuğa karşı da korumaktadır. Su samurlarının bir çok deniz hayvanının
tersine, derilerinin altında izole edilmiş bir yağ tabakası yoktur.
Soğuktan onları koruyan tek şey kalın kürkleridir.
Gardner Soul, Strange Things Animals Do, s.108-109
KAĞIT ARISI
Tropik ve ılık iklimlerde yaşayan kağıt arıları yuva yaparken ilginç
bir yöntem kullanırlar. Kraliçe arı baharda uykudan kalkarak yuva
yapmak için uygun bir yer arar. Yuvası açık olacağı için bunun şiddetli
rüzgar alan ve güneşi fazla gören bir yerde yapılmaması gereklidir.
Bu yüzden kağıt arısı yuvasını daha çok evlerin saçaklarına, çatılarına
ya da ağaçların dallarına yapar. Kraliçe yuvayı bir tür kağıttan yapar.
Çenesiyle bir ağacı kazıyarak odun çıkarır. Bunu çiğneyerek salyasıyla
karıştırır ve böylece kendi kağıdını oluşturur. Önce bir damın ya
da dalın altına yassı bir temel yapar. Bundan çıkan kısa bir sopa
yuvanın ana bölümleri yani küre biçimi kovanı oluşturan üreme hücrelerine
takılır.
Hayvanlar Ans., C.B.P.C Publishing, Böcekler, s.144
BUKALEMUN
Bukalemunu ilginç kılan tek özellik, kendi rengi üzerindeki şaşırtıcı
hakimiyeti değildir. Bukalemun, onu yırtıcı bir hayvan kılan pek çok
yeteneğe de sahiptir. Hareketli gözleriyle avını çok iyi gözleyebilir.
Tek başına diğerinden bağımsız hareket edebilen gözleri konik bir
kas yapısının içindedir ve böylece 1800'lik bir açıyla öne, arkaya
ya da tam aşağıya bakacak şekilde dönebilir. Bukalemun böylece çevredeki
böceklerden bir gözünü ayırmazken, diğeriyle de sürekli olarak gelebilecek
tehlikeleri kollayarak kendini korur.
Görsel Bilim ve Teknik Ans., Cilt 9, s.3036
TARDİGRAD
Tardigrad böceği, büyüklüğü bir toplu iğne başından fazla olmayan,
doğadaki "en dayanıklı" canlılardan biridir. Laboratuvar deneylerinde
-2720C'de helyum içine atılmış; eksi 1920C'de 20 ay süreyle bırakılmış
ve 920C de eter, alkol ve diğer zararlı kimyasal maddeler içine atılarak
haftalarca kaynatılmış olan Tardigrad, normal ısıya döndürülüp, su
verildiğinde tekrar yaşamaya başlamıştır. Bu minik canlının beyni,
iki gözü ve sindirim sistemi vardır. Ancak kalp ve akciğerleri yoktur.
Kuru ortamlarda büzülerek dokularındaki suyun buharlaşmasını sağlar.
Bu sırada Tardigrad'ın oksijen tüketimi hemen hemen durur. Kurumuş
Tardigradlar rüzgarla başka yerlere taşınır ve gittikleri yeni bölgelerde
elverişli ortam bulunca (ıslak yosunlar ya da nemli yerler gibi) tekrar
yaşama dönebilirler.
Görsel Bilim ve Teknik Ans., Cilt 1, s.24
BULDOG YARASASI
"Balık yiyen" diye de tanınan Buldog yarasası, sivri tırnaklarını
bir balık zıpkını gibi kullanır. Yarasa, av sırasında ayaklarını suya
sokar. Suyu ayaklarıyla 90 cm. kadar tarar ve tırnaklarını zıpkın
gibi kullanarak rastladığı balıklara saplar. Yakaladığı balığı çarçabuk
ağzına götürür. Avını da uçarken yer ya da tüneğine dönene kadar yanaklarında
bulunan keseciklerin içinde saklar.
Hayvanlar Ans., C.B.P.C Publishing, Memeliler, s.36
BOLAS ÖRÜMCEĞİ
Bolas örümceği ipek gibi bir kemer örer ve bunun sonuna ağır zamk
harcından bir ağırlık koyar. Kendi ürettiği bu silahı, bir kovboyun
kementini andırmaktadır. Örümcek bu kementi daha sonra öndeki iki
çift ayağına alır. Örümceğin ayakları kol görevi görürler. Çevresinde
bir güve uçtuğunda örümcek kementini fırlatır. Yapışkanlı ağır kısmı
havada uçurarak tam böceğin vücudunun üzerine çarptırır ve yapışkan
madde böceğin üstüne yapışır. Ardından böceği içeri çeker ve Bolas
örümceği avını daha sonra yemek üzere sarar.