|
|
|
 |
| |
dunyaburda.com'te iyi eğlenceler.. |
 |
Türkü Hikayaleri : Yaşanmış
Türkü Hikayeleri ve Sözleri
Ferayidir Kızın Adı |
|
Şu bizim Milâs, tarih boyunca
iki uygarlığa başkentlik etmiştir. İlkin
Halikarnassos'tan (Bodrum'dan) önce Karya
Krallığına; daha sönra da Menteşe Beyliğine.
Menteşe beylerinden Yakup'un oğlu İlyas, av
meraklısı, dağlar sevdalısıymış. Silahını omuzladığı
gibi, dağlara düşermiş. O dağ senin, bu dağ benim.
Hani, bizim Muğla'mızın dağları da dağdır ha. Adam,
avcı olmasa bile aç kalmaz Muğla dağlarında.
Mevsimine göre çıntar (mantar) toplar, közde kebap
edip yer. Mersindi, çilekti, geyik elmasıydı,
haruptu, incirdi; doyurur karnını. Sözün akışını
değiştirmiyelim; İlyas Bey'den anlatıyorduk: Bu
İlyas Bey, bir ilkyaz günü Muğla dağlarında av
ardında koşuyormuş. Göktepe dolaylarında olacak;
dünya güzeli bir Yörük kızına rasgelmiş. Bilinir ki;
Yörükler yazı yaylada, kışı yazıda (ovada)
geçirirler. İlyas Bey; bu becene(ıssız) dağ başında
bir güzeller güzeliyle karşılaşınca şaşırmış:
- İn misin, cin misin? diye sormuş. Kız:
- Ne in'im, ne cin! Sencileyin bir insanım.
- Peki, ne arıyorsun bu dağ başında?
- Kuzularımı, oğlaklarımı güderim. Ya sen?
- Ben mi? av avlayıp kuş kuşlardım ki; bugün bahtım
karşıma seni çıkardı. Adın ne senin?
- Ferayi.
- Ferayi. Ferayi. Ferayi...
- Benim Türkmen adımı Beyenmedin yalım "galiba"?
- Yoo. Çok Beyendim de, Beyendiğimden, düşürmem
adını dilimden.
- Ya senin adın ne? Neyin nesi, kimin fesisin?
- Adım İlyas. Yakup beyin oğlu.
- Ooo. Beyimizin oğlu beyimiz onurlandırmış obamızın
konduğu yerleri. Ne mutluluk canımıza. Hadi,
çadırımıza buyur da, bir tas ayran sunayım sana.
Açsındır, çökelek çıkarayım.
İlyas Bey, Ferayi'nin sunduğu çökeleği bazlamaya
sarıp yemiş, tas tas ayran içmiş. Bir yadan da,
Ferayi'yle evlenmeyi kafasına koymuş, içini açmış:
- Benle evlenir misin Ferayi?
- Bunu anam-atamla konuşman gerek bey..
İlyas Bey dönmüş Milas'a. Anasına iletmiş kararını:
- Ana can, hep, benim evlenmemi ister durursun değil
mi?
- Hemde nasıl! Hayrola, buldun mu yoksa gönlünün
sultanını?
- Buldum ana. Senden dileğim odur ki; dileğimi bey
babama açasın.
- Olur oğul. Kim ki gelinimiz olacak kız?
- Göktepe'de oba kurmuş Yörük kızı Ferayi.
Yakup bey, adamlarından birkaçını yanına alıp,
varmış, Ferayi'nin obasına. Hoş-beşten sonra da
çıkarınış ağzında baklayı:
- Gelişimiz şundandır ki; diye söze başlamış...
"Bahçenizdeki gülü dermeye geldik, sizinle kardeşlik
olmaya geldik... Oğlum bir Beyenmiş Ferayi'yi, ben
iki Beyendim..."
Bey bu, sözü buyruktur. Ferayi'nin babası da
mırın-kırın etmemiş:
- Civan oğlun İlyas'a kız vermek, obamıza şan verir,
demiş.
Düğün hazırlıklarına tezelden başlanması
kararlaştırıldıktan sonra konuklar daha
oturmamışlar. Muştuyu İlyas'a ve halka vermek için,
Milâs'a doğru yola koyulmuşlar.
Onlar obadan uzaklaşırken, Ferayi'nin ağabeyi Mıstık
dönmüş sürüyü yaylatmaktan. Neler olup bittiğini
sormuş babasına. Babası:
- Obamızın başına devlet kuşu kondu oğul! diye
girmiş söze; "Yakup Beyoğlu İlyas Bey, bacın
Ferayi'ye gönül koymuş ki; babası Ferayi'yi istemeye
gelmiş..."
Mıstık:
- O İlyas olacak beyoğlu Ferayi'yi nerde görmüş?
demiş ve "Anlaşılan Ferayi onunla yavuklanmadan
(nişanlanmadan) görüşmüş. Ben bunu ar ederim. İlyas
kendine başka kısmet arasın" diye eklemiş. Nice
ısrar etmişlerse de, "nal" demiş, "mıh" dememiş
Mıstık.
- Ferayi, bakmış ki başka yol yok; haber salmış
İlyas Bey'e:
"- Beni falan gün Kanlı Kapuz'un (kanyonun) ağzında
bekle. Ben çeyizimi sarı mayaya (dişi deveye) yükler
gelirim. Ordan da kaçarız birlikte..." İlyas Bey,
atlamış atına, kavil (buluşma) yerine doğru yola
düzülmüş. Gelin görün ki; Mıstık sezmiş olan biteni.
İzlemiş Ferayi'yi. Kanlı Kapuz'un başında yakalamış.
"Demek İlyas'la kaçacaksın ha?" diyerek, çekmiş
bıçağını, delik-deşik etmiş biricik bacısını. Sonra
da kendini, kapusun kara derinliklerine atmış. İlyas
bey kavil yerinde, çeyiz yüklü sarı mayayı başıboş
görünce, yüreği ağzına gelmiş. Az sonra da
Ferayi'nin, al kanlar içindeki ölüsünü bulmuş. Bunun
üzerine İlyas Bey ne yapmış, bilmiyoruz. Bildiğimiz
bir yey var: Halk usta, bu acılı öyküyü
türküleştirmiş, dünya durdukça çığrılsın; sevenlerin
arasına kimse girmesin diye:
Ferayidir gızın adı Ferayi de yandım aman
Esmer yarim de aman da Ferayi
Türkmen de gızı,katarlamış mayayı of yandım aman
Esmer yarim de aman da mayayı
Ninni ninna,ninni ninnana,nininih,ninaynam
Aman da aman Ferayi
Demirciler demir döğer,tuncolur öf yandım aman
Esmer yarim de aman da tuncolur
Sevip sevip ayrılması,gücolur öf yandım aman
Esmer yarim de aman da gücolur
Kaynak:
Ahmet Günday
Bağlama Metodu
Notaları ile Halk Türküleri
ve Türkü Hikayeleri Nisan 1977 |
|
|