Cinsel
- Sorunlar -
Cinsel uyarıcı maddeler
Vücuda dışarıdan alınan
ilaç, hormon ve bir takım maddelerin cinsel davranışlar üzerinde belli uyarıcı
etkileri olabilir. Bazı maddeler libido üzerinde etki yaparak cinsel isteği ya
da hazzı değiştirebilirken başkaları, sadece cinsel organların fiziksel
tepkilerini farklılaştırır. Ancak bu gibi maddelerin çoğunluğu ne yazık ki
cinsel istek ve duyumları çoğaltmaktan çok azaltma yönünde etki
yaparlar. Cinsel uyarı olarak
bilinen maddeler`in çoğu beyindeki belli merkezler üzerine etki yaparlar.
Bazılarıysa doğrudan doğruya cinsel organları denetleyen sinirler üzerinde
uyarıcı olurlar. Ayrıca birtakım ilaç ya da maddeler sarhoşluk, gibi genel bir
durum yaratarak cinsel davranış farklılıklarına yol açarlar. Uyarıcı maddeler`in
hangi koşullar içinde alındığı da etki açısından önem taşır. Buna en iyi örnek
LSD kullananların durumunda görülür. LSD, genellikle cinsel isteği yok edici
olarak bilindiği halde bu maddeyi erotik bir ortamda alan ya da maddenin bu
özelliğinden habersiz olarak ondan cinsel uyarıcı`lık etkisi uman bireylerde bu
tür beklentiler doğrultusunda cinsel isteğin arttığı görülmüştür.
Cinsel
uyarıcılar`ın erkekler üzerindeki etkileri günümüzde oldukça iyi bilinmekte,
buna karşılık kadınların çoğunun maddeler`e gösterdikleri tepkiler,
erkeklerinkine benzer olması tahmin edilerek değerlendirilmektedir. Bunun
nedeni, cinsel tepkilerin erkek bedeninde çok daha rahatlıkla ölçülebilir
olmasıdır. Bu konuda pek çok araştırma yapılmakla birlikte cinsel uyarıcı olarak
tam güvenilir bir takım maddeler henüz bulunamamıştır. Aşık olmanın olağanüstü
afrodizyak etkisinin yerini dolduracak herhangi bir kimyasal madde`den söz etmek
henüz mümkün değildir. Halk arasında özellikle yaygın inanışlara konu olan
adamotu, aslan perisi tozu, gergedan boynuzu gibi etkili olduğu sanılan
afrodizyaklardan başka cinsel uyarıcı nitelikleriyle tanınan maddeler;
Alkol. Alkol, beynin merkezleri üzerinde etki yapan bir madde`dir ve
tarih boyunca cinsel etkinliği arttırdığı düşünülmüştür. Gerçekte alkol beynin
korku ve endişe ile ilgili merkezlerini uyuşturur. Bundan dolayı kişiyi yürekli
kılar. Fakat yüksek dozlarda, tanıma ve bilinç işlevlerini sekteye uğratır. En
had durumdaysa felç benzeri bir sonuç yaratarak kişiyi tamamıyla
duyarsızlaştırır. Shakespeare'in deyişiyle: "İstekleri kışkırtır, fakat
etkinliği götürür". Özellikle erkeklerde ciddi alkoliklik sorunu olan kişilerin
tamamıyla cinsel iktidarlarını yitirdikleri görülür. "Barbiturat" deyimiyle
anlaşılan yatıştırıcı, sakinleştirici ilaçların etkisi de aynen alkole benzer.
Bunlar beynin cinsellikle ilgili merkezlerini uyarmazlar, fakat az bir dozda
alındıklarında kişiyi kaygılarından ve çekingenlikten kurtardıkları gibi, doz
biraz fazlalaştıkça cinsellik de dahil olmak üzere tüm davranışları
kısıtlarlar.
Esrar ve Halusinojen maddeler. Halusinojen madde olarak
sınıflandırılanlardan LSD, bilinçte ve algılamada çok güçlü değişimler
oluşturur. Dolayısıyla cinsel davranışları da etkiler. Kişilerin LSD maddesinin
etkisi altındayken yapılan cinsel birleşmeyi "erotik" olarak algıladıkları, ve
bütün bu yaşantıyı "ilginç" buldukları gözlenmiştir. Genellikle LSD maddesi
bedende kişiden kişiye pek çok farklılıklar içeren tepkiler oluşturur. Fakat
kesin olan şudur ki, bu madde insanın erotik duyumlarını pek çok başka duyum ve
düşüncelerle birlikte algılamasına yol açar ve cinsel olayı bir uzaklıktan
yaşamasına neden olur.
Esrar, çok daha hafif ölçüde halusinojen bir
madde`dir. Erotik uyarıcılığı konusunda varılmış kesin bir sonuç olmamakla
birlikte birkaç esrar sigarasının cinsel yaşantıya yoğunluk kazandırdığını
bildirenler çoktur. Bunlar hafif dozda esrarın kendilerini daha duyumsal, daha
tepkisel ve cinsel`liğe daha yatkın hale getirdiklerini söylerler. Bu konuda ve
özellikle esrarın adale kasılmaları üzerindeki etkisiyle ilgili olarak
araştırmalar yapılmaktadır. Esrarın genellikle kişiyi alkol gibi rahatlatarak
erotik duyarlılığını arttırdığı görüşü egemendir.
Amfetamin. Amfetamin,
beyin üzerinde etkili bir madde olup cinsel uyarıcı olarak da kabul edilir.
Alışkanlığa yol açabilen bu madde özellikle batı toplumlarında yaygın bir
şekilde cinsel uyarıcı olarak kullanılmaktadır. Öte yandan ciddi bir amfetamin
alışkanlığına kurban olan kişilerin ruhsal bozukluk içine düştükleri ve
dolayısıyla cinsellikle ilgilerinin kalmadığı bir gerçektir.
Kokain.
Kokain kullananlar, bu madde`nin etkisi altındayken cinsel birleşmenin
olağanüstü tatlı bir zevk olduğunu ileri sürerler. Yine bu durumda da çok ciddi
bir bedensel alışkanlık oluştuğunda kokain isteği, kişinin cinsel isteğini
öldürerek onun yerini almaktadır. Amfetamin gibi kokain kullanımı da ilk
başlarda kişide genel bir libido çoğalmasına yol açmakta, cinsel isteğin
artışına koşut olarak da cinsel etkinlik derecesi yükselmektedir. Ayrıca, bu
etkilerin saptanmasında madden`in damardan alınışının da etkiyi çoğaltan bir
etmen olduğu görülür. Fakat madde`nin kullanımı alışkanlık düzeyine vardıktan
sonra libidoda genel bir düşüş izlenmeye başlanır.
Androjen. Androjenin
hem cinsellik organlarını etkileyen sinirler üzerinde hem de beynin cinsellik
merkezleri üzerinde etkisi vardır. Bu, aynı zamanda bilinci değiştirmeksizin ve
libido artışının değerini sıfıra indiren başka yan etkiler oluşturmaksızın
cinsel güdüyü uyandıran tek madde`dir. Androjen erkeklerde ve kadınlarda
davranış bozukluklarına yol açmadan cinsel istek ve etkinliği artırır. Bedende
androjen noksanlığından kaynaklanan iktidarsızlık sorununa çözüm getirir. Fakat
böyle bir noksanlık söz konusu olmadan alındığında androjen farklı etkiler
oluşturabilir. Bazı erkeklerde testosteron şeklinde alınan androjen belli
sınırlar içinde libidoyu çoğaltır. Testosteron verilen kadınların cinsel
güdülerinde de artış görülür. Bu afrodizyak etkisinden dolayı androjen
iktidarsızlık durumlarında bazen ilaç olarak önerilir. Tek sakıncası, bir takım
yan etkilere yol açabilmesidir. Örneğin kadınlarda aşırı kullanmanın, sivilceler
gibi tepkilere, erkeklerdeyse prostat kanserine neden olduğu
izlenmiştir.
Kantarid, idrar yolu ile idrar torbasını tahriş ederek
yalancı ereksiyona yol açar. Bir çeşit priapizm olarak nitelendirilen bu durum,
erkeğin cinsel organı için bir tehlike oluşturur, tam bir iktidarsızlığa ya da
ölüme yol açabilir.
Amil nitrit olarak bilinen ikinci madde ise damar
açıcı bir ilaç olup, cinsel organlardaki kan dolaşımını artırmakta, böylece
cinsel heyecanı etkilemektedir. Fakat bu ilacın cinsel birleşme sırasında
kullanımı yine tehlikeli sonuçlar doğurup ölüme bile neden
olabilmektedir.
Bu türden sentetik maddeler`in dışında, doğrudan doğruya
hayvanlarda ya da bitkilerden elde edilen bazı geleneksel afrodizyaklar da
bulunmaktadır. Bunlar, çok eskiden beri geleneksel toplumlarda cinsel isteği
arttırmak amacıyla kullanılan ama kesin etkileri konusunda bilimsel bir kanıt
bulunmayan maddeler`dir:
Saparna. Bu bitkinin çeşitli kısımlarından elde
edilen karışımlar ilk kez Latin Amerika yerlileri tarafından afrodizyak olarak
kullanılmıştır. Saparnadan elde edilen bu karışımlarda çeşitli hormonların
bulunduğu saptanmıştır.
Çadıruşağı otu. Bu çok kötü kokulu ve sadece
Asya'da yetişen bitkiden elde edilen tonik, Doğu ülkelerinde hem genel bir
uyarıcı hem afrodizyak olarak kullanılmıştır.
Ginseng. Çin'de binlerce
yıldır ilaç yapımında kullanılan bu ot son yıllarda Batı'da çeşitli biçimlerde
üretilmektedir. Genel bir uyarıcı olarak depresyonlara karşı ve enerji vermek
amacıyla kullanılan ginseng'in afrodizyak etkileri olduğunu ileri sürenler de
vardır.
Meyan kökü. Tıpta yaygın bir kullanım alanı olan bu bitkiden elde
edilen tozun maden suyuna karıştırılmasıyla özellikle kadınlarda etkili olan bir
afrodizyak elde edildiği söylenmektedir. Meyan kökünün kimyasal yapısıyla
cinsiyet hormonları arasında bir benzerliğin bulunduğu
saptanmıştır.
Rezene. En eski afrodizyak maddeler`den biri olan rezeneden
çay da yapılabilmektedir. Afrodizyaklarda kullanılan, rezenenin
tohumudur.
Polen. Genel bir canlılık ve enerji kaynağı olarak yararları
hekimlerce de kabul edilen polen (çiçek tozu) erkeklerde prostat bozukluklarını,
kadınlardaysa menapoz sorunlarını çözümlemek için kullanılır. Polenin yapısı
incelendiğinde, belli ölçüde testosteron ve diğer cinsiyet hormonlarını içerdiği
görülmüştür. Bu nedenle son yıllarda afrodizyak olarak kullanımı daha da
yaygınlaşmıştır.
Yohimbin. Bu, Afrika'da yetişen yohimbin ağacının
kabuklarından elde edilen bir maddedir. Afrodizyak olarak kullanılması vücuttaki
kanın cinsel organlara hücum etmesini kolaylaştırmasındandır.
Adamotu.
Bu bitkinin kökünün de afrodizyak nitelikte olduğu öne sürülmektedir. Ortaçağda,
adamotundan yapılma kemerler, iktidarsızlığı gidermesi amacıyla erkeklerin
beline bağlanırdı.
E vitamini. Bu vitamin son yıllarda bir afrodizyak
olarak sunulmuşsa da insanın cinsel yaşamı üzerindeki etkisi hakkında herhangi
bir bilimsel kanıt yoktur. Ancak, E vitamininin eksikliği, kısırlığa ve cinsel
güçsüzlüğe yol açabilmektedir. Buna karşılık E vitamini fazlalığının cinsel
isteği arttırdığı yolunda bir kanıt yoktur.
Yiyecekler. Eskiden beri
çeşitli toplumlarda değişik yiyeceklerin afrodizyak etkisi olduğu düşünülür.
Sığır eti, yumurta ve özellikle yumurta sarısı, soğan ve istiridye bunların
başında gelir. Çoğu zaman erkek hayvanların ve özellikle boğaların erbezleri de
bir afrodizyak olarak görülür. Bunlar cinsiyet hormonları içerdiği için belli
bir etki yapabilirler, ama bu hormonlar büyük bir olasılıkla sindirim sırasında
midede tahrip olmakta ve kana karışamamaktadır.
Gergedan boynuzu. Toz
haline getirilmiş gergedan boynuzu da Çinliler tarafından kullanılmış ama hiç
bir etki yapmadığı saptanmış bir madde`dir.
Testosteron. İnsan vücudunda
üretilen en önemli erkek cinsiyet hormonudur. Erkek ve kadınlarda cinsel arzu bu
hormona bağlıdır. Bu hormon kadınlara da verilebilmekte, ama çok uzun süre
kullanıldığı takdirde kadında bıyık ve kalın ses gibi erkek özelliklerinin
belirmesine neden olmaktadır. Testosteron, çoğu ülkelerde ancak reçeteyle
satılabilmektedir.
Padişah macunu. Çok sayıda otun ve baharatın
karışımından elde edilen bir macun. Belli bir enerji vermesi ve özellikle de
içindeki baharatın idrar yollarını ve idrar torbasını güçlü bir biçimde uyarması
nedeniyle cinsel organların da uyarılmasını sağladığı bilinmektedir. Ancak
sindirim sistemine ve mideye de zararlı olan bu madde`nin aşırı tüketimi,
gastrit ve ülsere yol açmaktadır. Cinsel uyarıcı maddeler ( uyarıcılar
uyarici uyaricilar) Kaynak:gebelik-rehberi.com |